<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuk ve Gelişimi &#187; bebek</title>
	<atom:link href="http://www.cocukvegelisimi.com/etiket/bebek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cocukvegelisimi.com</link>
	<description>Çocuk ve Çocuk Gelişimi Hakkında Herşey</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 20:00:30 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İlke&#8217;nin Kitapları</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/yayinlar/ilkenin-kitaplari.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/yayinlar/ilkenin-kitaplari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 20:22:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Yayınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşitli Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[ilke]]></category>
		<category><![CDATA[imge]]></category>
		<category><![CDATA[imge kitabevi]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[kitapçı]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1918</guid>
		<description><![CDATA[

 Kendime olduğu gibi oğluma da almayı en çok sevdiğim şey kitaplar. Hatta beni tanıyanlar bilir hediye olarakta kitap almayı tercih ederim. Kitap alışverişi yaptığımda kendimi hep çok huzurlu hissetmişimdir. Tabi en büyük hayallerimden biriside kocaman bir kütaphanem olmasıdır. İlke&#8217;de kitapları çok seviyor allahtan, dinlemeye, kendi kendine karıştırıp birşeyler anlatmaya, resimlerini incelemeye bayılıyor. Babasının hayalleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egiticioyuncak.net/" target="_blank"><img src=http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/reklam1.jpg border="0"></a>

</-> <p>Kendime olduğu gibi oğluma da almayı en çok sevdiğim şey kitaplar. Hatta beni tanıyanlar bilir hediye olarakta kitap almayı tercih ederim. Kitap alışverişi yaptığımda kendimi hep çok huzurlu hissetmişimdir. Tabi en büyük hayallerimden biriside kocaman bir kütaphanem olmasıdır. İlke&#8217;de kitapları çok seviyor allahtan, dinlemeye, kendi kendine karıştırıp birşeyler anlatmaya, resimlerini incelemeye bayılıyor. Babasının hayalleri yıkılacakta olsa oğlumuz sözelci olacak bence. Birde kitaplarına zarar vermemesi harika bir şey.</p>
<p>Bundan sonra zaman zaman İlke&#8217;nin kitapları hem www.ilkedeniz.com da hemde burada yerini alacaklar. Burada yayınlamamın nedeni ise öğrencilerimin hikaye kartı, tv şeridi gibi materyaller hazırlarken kitap seçmelerine yardımcı olmak.</p>
<p>Daha önce yazdığım kitap tanıtım yazılarına <a href="http://http://www.cocukvegelisimi.com/?cat=171" target="_blank">buradaki </a>arşivden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>En son aldığımız kitapla başlayalım, Ankara seyehatimizde Konur Sokakta bulunan imge kitabevinden aldık. Öğrenciliğimde kredi kartı sahibi olmadan önce taksitle kitap aldığım ve hala zaman geçirmeyi çok sevdiğim ve özlediğim bir yer. <a href="http://http://www.imge.com.tr/" target="_blank">Buradan</a><a href="http://http://www.imge.com.tr/" target="_blank"> </a>sitesine ulaşabilirsiniz.</p>
<p>1000 İLK SÖZCÜK TÜRKÇE İNGİLİZCE</p>
<p>ÇİÇEK YAYINLARI</p>
<p>76 SAYFA<a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/08/119962.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1919" title="119962" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/08/119962.jpg" alt="119962" width="200" height="286" /></a></p>
<p>Renkli resimli, cıvıl cıvıl bir kitap, İngilizce dışında yeni Türkçe kelimelerde öğrenmesini sağlıyor. Ayrıca çıkartmalarıylada iyi bir aktivite kitabı. Henüz kitapla çok haşır neşir olmasakta İlke şimdiden anne, baba, kedi, köpek, matkap, süt, kuş, balık, su gibi 10 dan fazla sözcüğün İngilizcesini öğrenmiş durumda, hatta arada aklına eserse kullanıyorda:)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/yayinlar/ilkenin-kitaplari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sebze ve Meyvelerinizin Vitaminini KESMEYİN!!</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/sebze-ve-meyvelerinizin-vitaminini-kesmeyin.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/sebze-ve-meyvelerinizin-vitaminini-kesmeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 12:10:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bambu]]></category>
		<category><![CDATA[bambum]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bıçak]]></category>
		<category><![CDATA[çelik bıçak]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ürün]]></category>
		<category><![CDATA[Features]]></category>
		<category><![CDATA[hijyenik]]></category>
		<category><![CDATA[Organik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bıçak]]></category>
		<category><![CDATA[sebze ve meyvelerin vitaminini kesmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[seramik bıçak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1808</guid>
		<description><![CDATA[ Sebze ve meyvelerin vitaminlerini koruyan bambu bıçak ile bir domatesi ortadan ikiye keselim, bir diğerini ise çelik bıçakla keselim. İkisini birden buzdolabına koyup 48 saat sonra çıkardığımızda çelik bıçakla kesilenin büzüldüğünü, karardığını ve damarlarının kaybolmaya başladığını ancak bambu bıçakla kesilenin sanki yeni kesilip de konmuş gibi taze ve leziz kaldığını göreceksiniz.
Paslanmaz çelik bıçak ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sebze ve meyvelerin vitaminlerini koruyan bambu bıçak ile bir domatesi ortadan ikiye keselim, bir diğerini ise çelik bıçakla keselim. İkisini birden buzdolabına koyup 48 saat sonra çıkardığımızda çelik bıçakla kesilenin büzüldüğünü, karardığını ve damarlarının kaybolmaya başladığını ancak bambu bıçakla kesilenin sanki yeni kesilip de konmuş gibi taze ve leziz kaldığını göreceksiniz.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 0px; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; line-height: 18px; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin: 0px; border: 0px initial initial;"><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/05/bambu-kesme-bicagi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1809" title="bambu-kesme-bicagi" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/05/bambu-kesme-bicagi.jpg" alt="bambu-kesme-bicagi" width="600" height="398" /></a>Paslanmaz çelik bıçak ile plastik kesme tahtanızda uzun süre kulanım yaptığınızda bir süre sonra aşındığını göreceksiniz ve bu da demek oluyor ki o küçük plastik parçacıkları yiyeceklerinize karışıyor bu durum da sağlığınız açısından son derecek zararlı bir durumdur. Ancak bambu bıçaklarda böyle bir durumla karşılaşmazsınız. Bu yüzden Bambu Bıçaklar hijyeniktir, sağlıklıdır.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 0px; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; line-height: 18px; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin: 0px; border: 0px initial initial;"><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/05/bambu-kesme-bicagi7.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1813" title="bambu-kesme-bicagi7" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/05/bambu-kesme-bicagi7.jpg" alt="bambu-kesme-bicagi7" width="600" height="398" /></a>Dünyanın en hızlı yetişen bitkisi bambu, çevreci bir bitki olmasının yanında fonksiyonel, estetik ve son derece dayanıklıdır. Bambu diğer tüm tahta ve ahşap çeşitlerine nazaran 2-3 kat daha dayanıklıdır. Bir bambu fidanı 5 yılda tam olgunluğuna ulaşırken, meşe 50 yılda diğer benzeri ağaçlar 70 yılda bu olgunluğuna ulaşabilmektedir. Bambu, meşeden sağlam ve dayanıklı olmanın yanı sıra uzun ömürlü, hafif, sağlıklı ve ekolojiktir.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 0px; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; line-height: 18px; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin: 0px; border: 0px initial initial;"><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/05/bambu-kesme-bicagi5.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1812" title="bambu-kesme-bicagi5" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/05/bambu-kesme-bicagi5.jpg" alt="bambu-kesme-bicagi5" width="600" height="398" /></a></p>
<p>Atmosferimizdeki oksijen ve karbondioksit dengesi çok önemlidir. Yetişkin bir bambu bitkisi benzer ebatlardaki bitkilere nazaran %35 daha fazla oksijen üretirken, yine diğer bitkilere göre 4 katı daha fazla karbon soğurmaktadır. Aynı zamanda hasat edilirken ve tekrar yetişirken de çevreye kötü ve olumsuz etkileri yoktur.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 0px; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; line-height: 18px; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin: 0px; border: 0px initial initial;">
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 0px; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; line-height: 18px; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin: 0px; border: 0px initial initial;">Bambu, çevre dostu olduğu için karbon salınımını ve küresel ısınmayı azaltarak çevreyi olumlu yönde etkiler. Bambu bıçaklar çelik bıçaklara göre üretim aşamasında daha az karbon açığa çıkarır. Örneğin 1 ton bambu bıçak üretiminde 182 kg karbondioksit açığa çıkarken; 1 ton çelik üretiminde ise 2100 kg karbondioksit açığa çıkmaktadır.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 0px; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; line-height: 18px; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin: 0px; border: 0px initial initial;"><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/05/bambu-kesme-bicagi3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1811" title="bambu-kesme-bicagi3" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/05/bambu-kesme-bicagi3.jpg" alt="bambu-kesme-bicagi3" width="600" height="398" /></a><span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; font-weight: normal; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">Doğal ürünlerden elde edilen ev gereçleri doğu ülkelerinde uzun, köklü bir geleneğe sahiptir. Özellikle son yıllarda batıdaki bilim adamları tarafından da keşfedilen doğal kaynaklı ürünlerin etkileri mutfak ürünlerinde de kullanılmaktadır. Çelik bıçaklar temas ettiği canlı organizmaları yok eder ancak bambu bıçaklar %100 doğal olduğundan dolayı canlı organizmalara zarar vermeyip sebze ve meyvelerinizin vitaminlerini korur. Ayrıca bambu çok sıcak ve estetik görünümüyle kullanılan mekanlara da zenginlik ve şıklık katar.</span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 0px; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; line-height: 18px; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin: 0px; border: 0px initial initial;">Bambu Organik bıçakları<a href="http://www.e-organik.com" target="_blank"> www.e-organik.com</a> sitesinden peşin fiyatına tüm banka kartlarına 6 taksitle alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/sebze-ve-meyvelerinizin-vitaminini-kesmeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalpli Tablo</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/etkinlikler/kagit-isleri/kalpli-tablo.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/etkinlikler/kagit-isleri/kalpli-tablo.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2011 20:22:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Kağıt İşleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşitli Konular]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dekoratif]]></category>
		<category><![CDATA[kağıt]]></category>
		<category><![CDATA[kağıt katlama]]></category>
		<category><![CDATA[kağıt kesme]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[segi]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1654</guid>
		<description><![CDATA[Renkli kağıtlardan kesilen kalplerle çiçekler yaptık, çiçeklerimizde yalnız kalmasın diye hepsini bir tabloda birleştirdik. Sonundada kariyer günümüzde sergiledik. Elinize sağlık Selda ve Bilgen

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Renkli kağıtlardan kesilen kalplerle çiçekler yaptık, çiçeklerimizde yalnız kalmasın diye hepsini bir tabloda birleştirdik. Sonundada kariyer günümüzde sergiledik. Elinize sağlık Selda ve Bilgen<a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/04/P4030020_800x600.JPG"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1659" title="P4030020_800x600" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/04/P4030020_800x600-300x225.jpg" alt="P4030020_800x600" width="300" height="225" /></a></p>
<p><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/04/P4030021_800x600.JPG"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1660" title="P4030021_800x600" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/04/P4030021_800x600-300x225.jpg" alt="P4030021_800x600" width="300" height="225" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/etkinlikler/kagit-isleri/kalpli-tablo.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>0-3 Yaş Arasında Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Yolları&#8230;</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/cesitli-konular/0-3-yas-arasinda-yasanan-sorunlar-ve-cozum-yollari.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/cesitli-konular/0-3-yas-arasinda-yasanan-sorunlar-ve-cozum-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2011 20:39:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli Konular]]></category>
		<category><![CDATA[2 yaş]]></category>
		<category><![CDATA[3 yaş dönemi özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[iki yaş sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[inatlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[sendrom]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1574</guid>
		<description><![CDATA[Anne-babalık temel bakım sağlayıcı olmaktan öte, çocuğun kendini ve  yaşamını algılama sürecinde etkin rol oynamak demektir. Ve bu temel  temel algılama dönemi, 1 yaşın sonuna kadar en kritik şekilde sürer.  Çocuk bu dönemde konuşamadığı için, sadece duygusal tepkileri  aracılığıyla iletişim kurar ve anne-babanın bu dönemde en çok dikkat  etmesi gereken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/02/PB1800681.JPG"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1576" title="PB180068" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2011/02/PB1800681-300x225.jpg" alt="PB180068" width="300" height="225" /></a>Anne-babalık temel bakım sağlayıcı olmaktan öte, çocuğun kendini ve  yaşamını algılama sürecinde etkin rol oynamak demektir. Ve bu temel  temel algılama dönemi, 1 yaşın sonuna kadar en kritik şekilde sürer.  Çocuk bu dönemde konuşamadığı için, sadece duygusal tepkileri  aracılığıyla iletişim kurar ve anne-babanın bu dönemde en çok dikkat  etmesi gereken mesele; çocuğun tepkilerine uyum sağlamak ve uygun cevap  vermektir. 0-1 yaştan itibaren, çocuğunuzun dönemsel özelliklerini  bilerek, ona en uygun şekilde asistanlık etmek istiyorsanız, Uzman  Psikolog Duysal Aşkun’un verdiği bilgiler çok işinize yarayacak&#8230;</p>
<p><strong><span style="color: #565656;">0–1 YAŞ:  TEMEL ALGILAMA DÖNEMİ<br />
</span></strong><br />
Sorun örneği: Bebek özellikle geceleri rahat uyuyamıyor ve yalnız bırakıldığında sürekli ağlıyor!</p>
<p>Çözüm  Önerisi: Bebeğin doğuştan “huzursuz” olarak getirdiği bir benlik yapısı  olabilir, ama bu sorunla baş etmenin en pratik yolu aramızdaki ilişkiyi  incelemektir. Örneğin; bebeğimizi yedirirken, onunla oynarken, uyumlu  muyuz? Bebek yemeği reddettiği zaman zorluyor muyuz, bir süre rahat mı  bırakıyoruz? Ona aldığımız oyuncağa severek sarılıyor mu? Onunla oynuyor  muyuz? Bebeğimizin ihtiyaçlarına uyumlu muyuz, yani doğru zaman ve  yerde onunla mıyız (bu geçirdiğimiz süre ile ilgili değildir)? Onu  kucağımıza almakta zamanlamayı doğru ayarlıyor muyuz? Unutmayın ki, bu  dönemde bebeğin ihtiyaçları yoğumdur ama, bu ihtiyaçları doğru yer ve  zamanda karşılamak da önemlidir. Doğru noktada olup olmadığımızı anlamak  için, bebeğimizin yüzündeki tepkileri  iyi bir şekilde algılamamız  gerekir. Eğer bu tepkiler yüzde 90 oranında olumluysa, doğru yoldayız  demektir. Bebeğin geceleri yalnız ağlamasının biyolojik nedenlerini  (altı ıslak, aç, ateşli olması, vs.) elersek; psikolojik nedenlerin  arasında en temel olanı, bebeğin anne-babaya bağımlılık geliştirmesidir.  Duygusal ihtiyaçları tam karşılanmayan çocuklar, bağımlılık  geliştirirler.</p>
<p><strong><span style="color: #565656;">2–3 YAŞ: ANLAMA VE İFADELENDİRME DÖNEMİ<br />
</span></strong>Bu,  bebeğin “küçük bir çocuk” olarak adlandırıldığı dönemdir. Çocuk artık  kendini ifade ederken, daha gelişmiş ve organize bir hal gösterir. Bu  ifadenin hem olumlu hem de olumsuz biçimleri vardır. Genellikle  anne-babalar olumluyu gözardı edip, dikkatlerini olumsuza yöneltirler.  Çocuğun gelişimiyle birlikte, aslında doğasından kaynaklanan hem sorun  yaratan hem de yapıcı olan ifade şekilleri vardır. Dolayısıyla, burada  bizim için önemli olan hem iyi olanları gözardı etmemek, hem de  olumsuzolanlarla baş etme yollarını kendimizi ve ilişkimizi iyi  tanıyarak ve böylelikle çocuğumuzu iyi yöneterek bulmaktır.</p>
<p><strong><span style="color: #565656;">KORKUNÇ İKİ!<br />
</span></strong>Çocuk  2 yaşında ilk defa bir şeyleri tercih etmediğini, isteyip istemediğini  kararlı ve ısrarlı bir şekilde ifade eder. Bunlar çoğu zaman anne-baba  için olumsuz duygulanımları getirse de, aslında bunlar çocuğun bir birey  olarak ilk defa kendini ortaya koyuşunun bir göstergesidir. Tabii bu  noktada, çocuğun hiç bir tepkisine cevap vermemek çözüm değildir. Çocuk  da bunu istemez. İlişkide ebeveynin hiçbir şekilde olumlu ya da olumsuz  davranışa cevap vermemesi, beraberinde ihmal ve ilgisizlik algısını  (çocuk böyle algılar) getirir, bu da çocuğun tepkilerinde daha da  olumsuz yöne gitmesine yol açar. Çünkü çocuk,  duyulmak, fark edilmek,  sahiplenilmek ister. Böyle olmayınca kendini daha fazla duyurabilmek  aslında daha doğrusu kendini ebeveynin karşısında  var edebilmek adına  aşırı ve olumsuz davranışlarını arttırır. Buradan hareketle görebiliriz  ki, her olumsuz davranış aslında bir yardım ve anne-baba için bir  farkındalık çağrısıdır.</p>
<p>Sorun örneği: Çocuğum özellikle tuvalet terbiyesini reddediyor, bu konuda eğitici olamıyoruz!</p>
<p>Çözüm  önerisi: Bu yaş için tipik olan bu sorunla başa çıkmanın ilk adımı, bu  durumu kabul etmektir. Kabul olmadan değişim olmaz. Tuvalet terbiyesinde  yaşananlar da, bir “kontrol” savaşının başladığını bize gösterir. Bu  kontrol mücadelesi çocuğumuzun kişiliğinden kaynaklandığı gibi,  aramızdaki mücadeleli ilişkiden de kaynaklanabilir. Örneğin;  kişiliğimizde kontrol etmekle ilgili sorunlu alanlar varsa, çocuğumuzun  her hareketini kontrol etme ihtiyacı duyuyorsak, çocuğumuz da eline  fırsat geçtiği ilk an bizi kontrol etmeye çalışır. Buna da kendisine  bağlı olarak gördüğü ilk olaydan başlar.</p>
<p>Bir de, çocuğun kişilik  eğilimi dediğimiz bir konu vardır ki; çocuk doğuştan getirdiği  özellikler itibariyle kendini ortaya koyar. Bazen kendilerini net bir  biçimde ortaya koymak isteyen çocuklarda tuvalet terbiyesi gecikebilir.  Bu da illa önemli bir sorun olarak algılanmamalıdır. Üstelik bu tür  çocuklar, bu yaş dönemlerinde anne-baba tarafından fazla  baskılanmazlarsa, ileride toplumda lider rolünü üstlenebilen, özerk ve  özgür bireyler olurlar.</p>
<p>Özet olarak, böyle bir sorun  yaşıyorsanız, ilk bakmanız gereken yer ilişkiniz, daha sonra da  çocuğunuzun kişilik eğilimidir. Eğer bu bakış size bir takım yararlar  sağlamaıyorsa, bir uzmana başvurmakta yarar vardır.</p>
<p><strong><span style="color: #565656;">ÖZGÜR ÜÇ…</span></strong><br />
3  yaş döneminde çocuğun bağımsızlaşma davranışları göstermesi doğaldır.  Yavaş yavaş anne-babanın elini bırakmalar, evde ayrı odalara kaçmalar,  kendi kendine başarmak istemeler başlar. Ayrıca, bu yaşla birlikte  cinsiyet farkındalığı artar. Kız çocuk anne ile aynı cinste olduğunu,  erkek ise farklı cinsiyete sahip olduğunu farkeder. Kız çocuğu anne ile  olan özdeşleşmesini sürdürürken, erkek çocuk bunu yapamayacağını anlar.  Dikkat edilmesi gereken nokta; babanın oğluyla ilişkisini bir anne  yakınlığında sürdürmeye başlaması gerekliliğidir. Eğer baba bu  yakınlıkta annenin yerini almazsa, erkek çocuk özdeşleşemediği annesiyle  yakın olmaya devam edecek, ama özdeşleşeceği başka figürler arayışına  gidecektir. Bu da dışarıda yakaladığı herhangi bir erkek modeli anlamına  gelir ki, bu son derece sağlıksız ve risklidir. Babanın oğluyla  yakınlık kurması ise, birlikte geçirdikleri zaman miktarına değil,  ilişkinin niteliğine bağlıdır. Bu ilişkide oğlan çocuk babasını, kendini  açabilecek, korkularını, endişelerini ve günlük deneyimlerinde yaşadığı  zorlukları paylaşabilecek yakınlıkta görüyorsa, ilişkilerinin kalitesi  artmış demektir.<br />
Sorun örneği: Çocuk, zaman zaman evden kaçma isteği gösteriyor!</p>
<p>Çözüm  önerisi: Dikkat edilmesi gereken nokta; anne-babanın 3 yaşındaki çocuğa  karşı hala aşırı kısıtlayıcı ve koruyucu şekilde davranmasıdır. Çocuğun  kendi istek ve tercihlerini belirtmesine izin vermemek, çocukta kaçma,  kurtulma ve bağımsız bir kişi olma ihtiyacını doğurur. Bu da, bir  fırsatını bulduğunda evden kaçma gibi anne-babayı zorlayan çeşitli  problemli davranışlara yol açar. Anne-baba; çocuğun kendi yaşam alanıyla  ilgili olan seçimlerini (örneğin oyuncak, oyun alanı, arkadaş gibi)  kendisinin yapmasına izin vermelidir. Böylece çocuk, bağımsızlaşma  ihtiyacını giderecek ve sorumluluk almayı öğrenmeye başlayacaktır.</p>
<p>kaynak için <a href="http://http://www.anneoluncaanladim.com/3/bebegim-buyurken/634/0-3-yas-arasinda-yasanan-sorunlar-ve-cozum-yollari" target="_blank">buraya</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/cesitli-konular/0-3-yas-arasinda-yasanan-sorunlar-ve-cozum-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğlenceli Çocuk Yiyecekleri</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2010 18:48:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[mama]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1482</guid>
		<description><![CDATA[Zaman zaman çocuklarımıza yemek yedirmekte zorlandığımız oluyor, işte bu yiyecekler çocuklarımızın çok hoşuna gidecek. Onlara karakterlerle ilgili masallar anlatıla bileceği gibi aynı zamanda oyunlar da oynanabilir.
Bundan önceki yazımda da bir dilim tost ekmeği ile yapılanları sizlere göstermiştim.
Resimlerin üzerine tıklayarak büyük boy görebilirsiniz. Kaynak: http://aprenderecia.blogspot.com
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman zaman çocuklarımıza yemek yedirmekte zorlandığımız oluyor, işte bu yiyecekler çocuklarımızın çok hoşuna gidecek. Onlara karakterlerle ilgili masallar anlatıla bileceği gibi aynı zamanda oyunlar da oynanabilir.</p>
<p><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/bir-dilim-tost-ekmegi.html" target="_blank">Bundan önceki yazımda da bir dilim tost ekmeği ile yapılanları sizlere göstermiştim.</a></p>
<p>Resimlerin üzerine tıklayarak büyük boy görebilirsiniz. Kaynak: <a href="http://aprenderecia.blogspot.com/">http://aprenderecia.blogspot.com</a></p>

<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/00' title='00'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/00-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="00" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/001' title='001'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/001-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="001" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/002-2' title='002'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/002-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="002" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/003-2' title='003'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/003-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="003" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/digitalizar0022' title='Digitalizar0022'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/Digitalizar0022-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Digitalizar0022" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/digitalizar0023' title='Digitalizar0023'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/Digitalizar0023-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Digitalizar0023" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/digitalizar0024' title='Digitalizar0024'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/Digitalizar0024-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Digitalizar0024" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/digitalizar0025' title='Digitalizar0025'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/Digitalizar0025-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Digitalizar0025" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/digitalizar0026' title='Digitalizar0026'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/Digitalizar0026-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Digitalizar0026" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/digitalizar0027' title='Digitalizar0027'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/Digitalizar0027-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Digitalizar0027" /></a>
<a href='http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/attachment/portal-forum' title='portal-forum'><img width="150" height="150" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/09/portal-forum-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="portal-forum" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/beslenme/eglenceli-cocuk-yiyecekleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kibrit Kutusu Etkinliği &#8211; Fotoğraflar</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/etkinlikler/kibrit-kutusu-etkinligi-fotograflar.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/etkinlikler/kibrit-kutusu-etkinligi-fotograflar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 12:37:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[kibrit kutusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1454</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce burada duyurusunu yaptığım Mutlu Olalım Derneğinin organize ettiği ve benim buradanöğrendiğim etkinlik için hazırladığımız hediyelerimizi 17 Nisan Cumartesi günü gönderdik şimdiye kadar ellerine ulaşmıştır diye düşünüyorum. Hediyeleri hazırlayan okulumuzun çocuk gelişimi bölümü 1/A sınıfı öğrencilerine ve uygulama anaokulu öğretmenleri ve personeline sonsuz teşekkürlerimi  sunuyorum. Hepinizin eline yüreğine sağlık.
işte hediyelerimiz

bunlar anaokulumuzda hazırlananlar

bunlarda benim ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce <a href="http://www.cocukvegelisimi.com/duyurular/kibrit-kutusu-etkinligi.html" target="_blank">burada</a> duyurusunu yaptığım Mutlu Olalım Derneğinin organize ettiği ve benim<a href="http://yetenek-sizin.blogspot.com/2010/02/lutfen-okuyun-cok-onemli.html" target="_blank"> buradan</a>öğrendiğim etkinlik için hazırladığımız hediyelerimizi 17 Nisan Cumartesi günü gönderdik şimdiye kadar ellerine ulaşmıştır diye düşünüyorum. Hediyeleri hazırlayan okulumuzun çocuk gelişimi bölümü 1/A sınıfı öğrencilerine ve uygulama anaokulu öğretmenleri ve personeline sonsuz teşekkürlerimi  sunuyorum. Hepinizin eline yüreğine sağlık.</p>
<p>işte hediyelerimiz</p>
<p><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/04/P4160367.JPG"><img class="aligncenter size-full wp-image-1455" title="P4160367" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/04/P4160367.JPG" alt="P4160367" width="534" height="400" /></a></p>
<p>bunlar anaokulumuzda hazırlananlar</p>
<p><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/04/P4160368.JPG"><img class="aligncenter size-full wp-image-1456" title="P4160368" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/04/P4160368.JPG" alt="P4160368" width="534" height="400" /></a></p>
<p>bunlarda benim ve öğrencilerimin hediyeleri, ayrıca 8 tane daha minik kutumuz var onları çekmemişim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/etkinlikler/kibrit-kutusu-etkinligi-fotograflar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukların Yerini Gösteren GPS&#8217;li Kol Saati</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/cesitli-konular/cocuklarin-yerini-gosteren-gpsli-kol-saati.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/cesitli-konular/cocuklarin-yerini-gosteren-gpsli-kol-saati.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 08:08:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli Konular]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[GPS]]></category>
		<category><![CDATA[kol saati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1428</guid>
		<description><![CDATA[Turkcell  çocukların yerini gösteren GPS&#8217;li kol saatini piyasaya çıkardı
5 Nisan 2010  08:52
Ayda 39 TL taksitle satılan saatle anne-babalar çocuklarını her an  takip
edebilecek
Turkcell, dünyada çocuklar için tasarlanmış ilk &#8216;yer  gösteren&#8217; kol saatini
piyasaya sundu. TurkcellNum8 adını taşıyan GPS&#8217;li kol  saati, kesilemeyen ve
çıkarılamayan çelik kayışa sahip. Saat sadece  ebeveynler tarafından özel bir
güvenlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;">Turkcell  çocukların yerini gösteren GPS&#8217;li kol saatini piyasaya çıkardı<br />
5 Nisan 2010  08:52</p>
<p>Ayda 39 TL taksitle satılan saatle anne-babalar çocuklarını her an  takip<br />
edebilecek</p>
<p>Turkcell, dünyada çocuklar için tasarlanmış ilk &#8216;yer  gösteren&#8217; kol saatini<br />
piyasaya sundu. TurkcellNum8 adını taşıyan GPS&#8217;li kol  saati, kesilemeyen ve<br />
çıkarılamayan çelik kayışa sahip. Saat sadece  ebeveynler tarafından özel bir<br />
güvenlik sistemiyle takılıp çıkarılabiliyor.  Akıllı kol saati TurkcellNum8,<br />
iki taraflı işleyen bir sisteme sahip.  Ebeveyn, çocuğunun nerede olduğunu<br />
sorgulayabiliyor, harita üzerinde anlık  izleme yapabiliyor. Çocuk,<br />
tanımlanan güvenli alanın dışına çıktığı zaman  ise ebeveyn SMS ya da mail<br />
yoluyla anında bilgilendiriliyor. TurkcellNum8  güvenlik kilidi sayesinde,<br />
ebeveyn kontrolü dahilinde çıkarılabiliyor. Saati  açmak için ebeveynin SMS<br />
komutuyla ya da portal üzerinden &#8216;Kayışı çöz/Kapat&#8217;  düğmesine basarak<br />
sistemi devre dışı bırakması gerekiyor. Ebeveyn kontrolü  olmadan saat<br />
çıkarılırsa &#8217;saat izinsiz çıkarıldı&#8217; mesajı ile beraber saatin  çıkarıldığı<br />
en son lokasyon bilgisi SMS ile gönderiliyor.</p>
<p>AYDA 39  LİRA TAKSİTLE</p>
<p>TurkcellNum8 servisi ile ebeveynler çocuklarının yerini  diledikleri kadar<br />
ücretsiz olarak SMS ile sorgulayarak, SMS ile cevap  alabiliyor. Ayrıca<br />
TurkcellNum8&#8242;in içindeki data hattın GPS sistemlerine  bağlantısı ve GPS<br />
sistemlerinin kullanımı için ekstra ücret ödenmeyecek.  TurkcellNum8&#8242;e,<br />
sınırsız TurkcellNum8 servisiyle ayda 39 liraya 24 ay  taksitle sahip olmak<br />
mümkün. Ayrıca ürün ve servisi ayrı almak isteyenler  için de cihaza 120<br />
dolar ve servise de 12 ay boyunca sadece 29 lira data  ücreti ödeyerek sahip<br />
olmak mümkün olacak. Turkcell Terminal Yönetimi Bölüm  Başkanı Berna Akyüz<br />
Öğüt, ileri teknoloji ürünü bir çözümü sunmaktan  mutluluk duyduklarını<br />
belirterek, çocuklar için tasarlanmış ilk GPS&#8217;li kol  saatinin içerisinde,<br />
üretimde içeriye yerleştirilmiş bir Turkcell data hattı  bulunduğunu<br />
bildirdi. Öğüt, Türkiye&#8217;de ilk kez özel formatta bir mikro SIM  kart<br />
ürettirerek, bu kartın fabrikada üretim aşamasında olan saatlere monte<br />
edilmesini sağladıklarını belirtti. .</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/cesitli-konular/cocuklarin-yerini-gosteren-gpsli-kol-saati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son Konuşma</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/makaleler/1324.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/makaleler/1324.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 23:17:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hayal gücü]]></category>
		<category><![CDATA[son konuşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1324</guid>
		<description><![CDATA[Son Konuşma adlı kitabın tanıtımını yapmak üzere aratırma yaparken rastladığım bu yazıyı okuyunca çok etkilendim, daha iyisini yazmam mümkün olmadığı için sizlerle aynen paylaşmak istedim.  Tunç Kılınç&#8217;ın yüreğine emeğine sağlık diyorum.
Çocuklar Odalarının Duvarını Boyamak İstiyorsa, Bırakın Boyasınlar. Evin Satış Değeri Düşmez!
Bunu söyleyen Randy Pausch. “The Last Lecture” ile adını duyduğum bir üniversite hocası o.
Öğrencilerinin “hayatınız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son Konuşma adlı kitabın tanıtımını yapmak üzere aratırma yaparken rastladığım bu yazıyı okuyunca çok etkilendim, daha iyisini yazmam mümkün olmadığı için sizlerle aynen paylaşmak istedim.  Tunç Kılınç&#8217;ın yüreğine emeğine sağlık diyorum.</p>
<p>Çocuklar Odalarının Duvarını Boyamak İstiyorsa, Bırakın Boyasınlar. Evin Satış Değeri Düşmez!</p>
<p>Bunu söyleyen Randy Pausch. “The Last Lecture” ile adını duyduğum bir üniversite hocası o.</p>
<p>Öğrencilerinin “hayatınız boyunca sadece bir kere karşılabileceğiniz türden bir insan” diye nitelendirdiği bir kişi. Esasında bunu söyleyen sadece öğrencileri değil, onu tanıyan veya okuyan herkes aynı şeyi ifade ediyor.</p>
<p>Yapacağınız bir dersin veya bir seminerin size verilen “son konuşma” şansı olduğunu bilseydiniz, dünyaya hangi gerçeği haykırmak isterdiniz? Dinleyicilere neyi miras olarak bıraktığınızı söylerdiniz?</p>
<p>Carnegie Mellon Üniversitesi’deki “The Last Lecture” semineri işte bu amaçla yapılan bir organizasyon. Son konuşmanız olsa bu, tüm yaşadıklarınızla geride kalanlara ne dersiniz?</p>
<p>Carnegie Mellon Randy için ilk başta kabul edilmediği bir üniversite! Sonradan araya giren bir arkadaşının referansı ile okula kapağı atabilmiş.</p>
<p>“Çocukluk Rüyalarınızı Gerçekleştirmek” [Really Achieving Your Childhood Dreams] başlıklı bir konuşma yapmak üzere kürsüye çağrılıyor 46 yaşındaki Randy Pausch. Yaklaşık bir saatlik konuşmasını dinleyen 400 kişi var salonda.</p>
<p>Bu konuşma daha sonra YouTube’a düşüyor. Neden yaşadığını bilmeyen çok sayıda insanın hayata yeniden tutunmasını sağlayan bu video ağızdan ağıza çabuk yayılıyor. Bir üniversite profesörünü dinlemek için milyonlarca insan giriyor YouTube’a. (Ülkemiz otoritelerince çok zararlı görülen bu site bizde halen “yasaklı.” Gülmeyin!)</p>
<p>Randy Pausch…</p>
<p>Dünyada “sanal gerçeklik” (virtual reality) öncülerinden, insan-bilgisayar ilişkisi (human-computer interaction) araştırmacısı, hocalık yaptığı Carnegie Mellon Üniversitesi’nin Eğlence Teknolojileri Merkezi‘nin kurucularından ve Alice isimli yazılım projesinin yaratıcısı.</p>
<p>Evlenmek için 39 yaşına kadar neden beklediği sorulunca, “mutluluğu benim mutluluğumdan daha önemli olacak kişiyi bulmak için bekledim” diyen Randy; Jai ile evlendikten sonra (şimdi 2, 3 ve 6 yaşlarında olan) üç çocuğun babası olmuş.</p>
<p>Evet, “bu yapacağınız son konuşma olsa, dinleyicilere neler aktarırdınız?”</p>
<p>Randy’nin kürsüye çıkmadan önce bu durumu hayal etmesine ise gerek yok. O zaten 2006′da yakalandığı pankreas kanserinden kurtulamayacağını ve öleceğini 1 ay önce öğrenmiş ve son aylarını yaşadığını bilerek çıkıyor dinleyicilerin karşısına. 18 Eylül 2007′deki bu konuşma onun gerçekten de son semineri oluyor.</p>
<p>Ve salondakilerin beklentisinin tersine onun anlattıkları “ölüm” üzerine olmuyor. O, zorlukların nasıl üstesinden gelinebileceğini, bizim başkalarının rüyalarını gerçekleştirmelerine nasıl yardım edebileceğimizi ve elimizdeki tek gerçek şeyin zaman olduğunu anlatıyor.</p>
<p>Yani “yaşamı” anlatıyor Randy. İnatla inandığı kendi doğrularını… Sık sık kahkalarla kesilen, ayakta alkışlanan… (video ingilizce, süresi 85 dakika, ilk 8 dakikası Randy’nin kürsüye çağrılmadan önceki tanıtımları.)</p>
<p>Son Konuşma:</p>
<p>Hatırı sayılır sayıda makale okudum Randy Pausch hakkında. Yaşadıkları, yaptıkları, inandığı doğrular…</p>
<p>“Doğrular” demişken!</p>
<p>Birçokların hani çok ‘klişe‘ bulup da, bir türlü kendi hayatlarına uyarlamakta zorlandığı doğrular… Benzerlerini bir yerlerde okuduğunda fare imlecini sağ üstteki kapat ‘x’ine hemen götürüp, beynin ‘dur biraz daha oku’ dediği, aklın ise bir sonraki kaçılacak sekmede olduğu anlara denk gelen doğrular bunlar!</p>
<p>Neyse…</p>
<p>Gerek bu video’da, özellikle de hayatının son aylarında altını çizerek verdiği mesajların bir özetini paylaşmak istiyorum şimdi sizlerle:</p>
<p>– Kalın duvarların olmasının bir nedeni var. Onlar, istediğimiz şeyleri gerçekten ne kadar istediğimizi kendimize ispat etmek için oradalar. Onlar bizim için değil, “diğer” insanları durdurmak için oradalar. Çocukluk rüyalarına inanmayanlar için… Çünkü tecrübe denen şey, istediğini alamadığında elde edilen şeyin adı.</p>
<p>Sıfır yerçekiminde olmak, Amerikan Futbol Ligi’nde (NFL) oynamak, World Book ansiklopedisine bir makale yazmak, Kaptan Kirk olmak, kocaman hayvan oyuncaklardan kazanmak ve Walt Disney’nin hayal üreticilerinden biri olmak gibi çocukluk rüyaları olmuş Randy’nin. Ve çoğunu gerçekleştirmiş.</p>
<p>Belki NFL’de oynayamamış ama idmanlarda çok şey öğrenmiş. Bir de Kaptan Kirk olamamış! “Olsun, tanışıp sohbet ettik ama” diyor <img src='http://www.cocukvegelisimi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>– Bir gün, düşündüğünüzden daha az zamanınız olduğunu farkedebilirsiniz. Bu yüzden başkasının değil kendi hayatınızı yaşayın. Başkalarının düşüncelerinin değil, kendi kalbinizin peşinden koşun.</p>
<p>– Başkalarına yardımcı olun. Aile, akıl hocalarımız ve arkadaşlarımız… Onlar, kendi rüyalarımızın gerçek olmasında bize yardımcı olanlar. Biz de başkalarına, kendi rüyalarını gerçekleştirmesine imkan sağlayabiliriz.</p>
<p>– Varacağınız noktaya tek başına, başkalarının yardımı olmadan varamazsınız. Peki insanlar kimlere daha fazla yardım etmeye meyilli olurlar? O zaman sen nasıl bir insan olmalısın ki, yalnız kalma!</p>
<p>Bilgisayar Bilimleri profesörü olmasına rağmen, derslerinde hep öğrencilerinin nasıl ‘diğer kişilerle birlikte çalışma ihtiyacı’ olduğuna öncelik vermiş. Özellikle de kendilerinden ‘çok farklı’ diğer kişilerle.</p>
<p>‘Building Virtual Worlds‘ isimli kendi yarattığı bir ders buna iyi bir örnek. Her dönem sanat, tasarım, drama ve bilgisayar okuyan toplam 50 öğrenci alıyor dersine. Sağ ve sol beyinleri farklı çalışan bu öğrencileri ufak gruplara ayırıyor. Gruplar iki hafta boyunca kendi özgür iradeleri ile seçtikleri bir proje üretip, tasarlıyorlar ve sonrasında uygulamaya geçirip tüm sınıfın önünde yaptıklarını test ediyorlar. Bir dönemde değişen grup elamanlarıyla toplam 5 proje üretiyorlar. Bu ders daha sonra okulun en fazla talep gören, en eğlenceli dersi oluyor.</p>
<p>– Kısaca içindeki eğlenceli ve meraklı çocuğu asla kaybetme. Ve kendine değil, başkalarına odaklan. Çünkü sadakat iki yönlü bir sokak. [Öğrencilerinin hemen hepsinin Randy'nin diğer projelerinde gönüllü çalışmak istemesi buna iyi bir örnek.]</p>
<p>– Ne yaparsan yap, keyif al. ["Ben ölüyorum ve hala yaşadığım anlardan, günlerden keyif alıyorum. Son güne kadar da almak için çaba göstereceğim" diyor.]</p>
<p>Randy’nin keyif alarak ürettiği projelerden biri de Alice; Carnegie Mellon’da tüm dünya çocuklarına açık, yaratıcı düşünceyi geliştirmeye yönelik bir kaynak. Çocukların üç boyutlu animasyonları kendi kendilerine yaratabildikleri, eğlenerek bilgisayar programcılığına adım attıkları bir proje. Bugün Amerika’daki üniversitelerin %10′undan fazlası Alice’i kullanıyor. Ayrıca dünyanın en çok satan oyunlarından olan “The Sims” bile Alice kullanılarak geliştirilmiş. Ve program ücretsiz, herkes indirebiliyor.</p>
<p>Bu noktada kendisine verilen bir tavsiyeyi hatırlıyor: “İnsanlara her fırsatta hayattan keyif almaları gerektiğini anlat. Bu esasında bir balığın ’suyun önemini’ anlatmasından farklı değil.”</p>
<p>– Kimse yüzde yüz kötü olamaz. Sana göstermeleri için ne kadar beklemek zorunda kalırsan kal, bekle. Herkesin içindeki en iyi tarafı göreceksin. Sonunda insanlar seni şaşırtacak ve kendilerine hayran bırakacaklar. Birine kızıp sinirleniyorsan, ona henüz yeterince zaman vermedin demektir.</p>
<p>– Vazgeçmek yok. Kefalete razı olma. En değerli altın pislik varillerinin dibinde.</p>
<p>– Doğruyu söyle. Her zaman, her koşulda. Ve içten ol. Samimiyetinden kimse kuşku duymasın.</p>
<p>– Hata yaptığında özür dile. (Şu üç şeyi sırasıyla söylemektir “özür dilemek” diyor: ‘özür dilerim’, ‘benim hatamdı’, ‘düzeltmek için ne yapabilirim?’ Özellikle sonuncusunu birçoğumuz atlıyoruz. Oysa özür dilerken ne kadar samimi olduğunuzun en önemli göstergesi o son soru.)</p>
<p>– Geri besleme için bir döngü oluştur ve “dinle.” Bir şeyleri berbat ettiğinde bunu sana söyleyen kimse yoksa, artık senden vazgeçtiler demektir. Orada daha fazla bulunma.</p>
<p>– Bir şeyde çok iyi ol. O “şey” seni değerli kılacak.</p>
<p>– Minnettarlığını göster ve şikayet etme, daha çok çalış. Şikayet etmek için harcadığımız enerjinin onda birini sorunu çözmeye harcayabilsek, işlerin ne kadar düzeldiğine de şaşıracağız. Şikayet etmek, bir strateji olarak işe yaramaz. Hepimiz sınırlı zaman ve enerjiye sahibiz. Sızlanmakla geçirdiğimiz her saniye, bizi hedeflerimizden uzaklaştırdığı gibi mutsuz de eder.</p>
<p>– Hazırlıklı ol. Şans, hazırlığın fırsatla buluştuğu andır.</p>
<p>“Rüyaları gerçekleştirmekten” bahseden konuşmasının sonunda dinleyicilere iki muziplik yaptığını söylüyor:</p>
<p>Birincisi: “Hayat, rüyaları gerçekleştirmek değildir! Onu nasıl yönettiğindir.”</p>
<p>– Bize dağıtılan kartları değiştiremeyiz, bu doğru; ancak eli nasıl oynadığımız bizim seçimimiz. Hayatını doğru yönlendirirsen “karma” senin için gerisini halleder.</p>
<p>İkincisi: “Bu konuşma size değildi. Çocuklarım içindi.”</p>
<p>Şimdi, Randy Pausch’un (ölümü beklemek yerine) kalan son aylarında yaptıklarına bakalım biraz:</p>
<p>The Wall Street Journal yazarı Jeffrey Zaslow‘ın teklifi ve yardımıyla kitap yazmaya karar veriyor. Kitabın adı Carnegie Mellon’da yaptığı son konuşmadan yola çıkarak: “The Last Lecture” (Bizde yayınlanan Türkçe çevirisi “Son Konuşma.”) Kimsenin beklemediği bir hızda kitap (Randy hayattayken) Nisan 2008′de satışa çıkıyor.</p>
<p>“The Last Lecture” çok kısa bir sürede The New York Times’ın ‘En Çok Satan” kitabı olmayı başarsa da, o; “benim için önemli olan ilk 3 kopyaydı” diyor. Bu kitap çünkü onun çocuklarına mirası. Tıpkı yaptığı “son konuşma” gibi.</p>
<p>Sigara veya alkol gibi sağlığa zararlı bağımlılıkları olmayan, düzenli sporunu yapan ve düzenli beslenen Randy’nin yakalandığı pankreas kanseri, sinsice büyüyen ve erken teşhis şansı pek vermeyen, bilinen en ölümcül dördüncü kanser türü. Hastaların sadece %4′ü beş seneyi görebiliyormuş.</p>
<p>Son 30 yılda tıbbın çaresiz kaldığı ve pek bir gelişme sağlamayadığı bu kanserin tedavisine A.B.D. hükümetinin de pek bir umudu kalmamış olsa gerek ki, araştırma için verdiği finansal desteği minumuma indirmiş. Randy’nin Mart 2008′de ‘Pancreatic Cancer Action Network‘ adına Amerikan Kongresi’nde yaptığı konuşma hastalar için ne kadar ışık olacak, belli değil.</p>
<p>Adını sıkça duyup, başarılarıyla gurur duyduğumuz Türk asıllı Amerikalı doktor Mehmet Öz‘ün de yer aldığı Oprah Show’da, Randy ‘Son Konuşması’sının bir özetini yapıyor ve üçü; pankreas kanserinden, umuta; son günlerinde yapmak istediklerinden, hayata kadar birçok konuda hoş bir sobet yapıyorlar.</p>
<p>Ayrıca ABC Televizyonu’nda, Randy Pausch için özel hazırlanan “Yaşamınız İçin Bir Aşk Hikayesi” programının video’suna da bir ara göz atabilirsiniz.</p>
<p>Time dergisi onu ‘2008 Yılının En Etkileyici 100 Kişisi’nden biri ilan ediyor. Pittsburgh şehri 19 Kasım’ı ‘Randy Pausch günü’ ilan ediyor. Google ana sayfasından onun anısına “son konuşma”nın linkini veriyor.</p>
<p>Bu arada A.B.D. Başkanı George Bush ona bir mektup yazıp, milyonlarca insana umut, motivasyon kaynağı ve örnek olmasından dolayı teşekkür ediyor.</p>
<p>Randy’yi Bush’dan aldığı mektuptan daha çok memnun eden şey ise farklı; “Lost” TV dizisi ve “Mission Impossible III” filmi gibi birçok yapıma imza atmış ünlü yönetmen J.J. Abrams’dan gelen bir mail. Ona, Mayıs 2009′da vizyona girmesi beklenen yeni Star Trek filminde dilerse ufak da olsa bir rol alabileceğini söylüyor. 2-3 saniye de olsa bu filmde oynaması, eşiyle birlikte gittiği Hollywood’ta ona muhteşem anlar yaşatıyor.</p>
<p>18 Mayıs 2008 tarihinde Carnegie Mellon Üniversitesi mezuniyet törenine de beklenmedik bir ziyarat yapıyor. Onu, yeni mezunlara kısa bir konuşma yapmak üzere kürsüye alıyorlar hemen:</p>
<p>“Hayatı uzun değil, ‘iyi’ yaşamak önemli olan.”</p>
<p>“Ölüm döşeğinde yaptıklarımızdan değil, ‘yapmadıklarımızdan’ pişman olacağız. Aptalca yaptığım, hatta utandığım sayısız hatam oldu. Hiçbiri de bugün beni rahatsız etmiyor. Ancak tutkuyla istediğim şeylerin çoğuna bir şekilde elimi değdiremeseydim, işte o durumda bugün pişmanlık hissederdim.</p>
<p>Tutkunuzu bulamadıysanız aramaya devam edin. Kendi deneyimlerimden yola çıkarak size şunu söyleyebilirim ki; o tutkuyu materyalde veya parada bulamayacaksınız. Ne kadar çok eşyanız veya paranız varsa, sonra çevrenize dönüp baktığınızda bunları ölçü olarak kullanacak ve her zaman sizden daha fazlasına sahip olanları göreceksiniz.”</p>
<p>Bu arada unutmadan…</p>
<p>Genç yaşlarında severek aldığı üstü açık bir arabası oluyor Randy’nin. Hafta sonları ufak kuzenlerini alıp gezmeye de bayılıyor. Bir gün kuzenlerin annesi “amcanızın yeni arabasını sakın kirletmeyin” dediği noktada o, bir kutu kolayı açıp herkesin gözü önünde koltuklara döküyor. Bak diyor, “bu sadece bir araba, bir materyal. Kuzenlerimin arabaya çekinerek binmesine neden olma. Onların keyif alması bu arabadan çok daha değerli.” (Nitekim 1 hafta sonra ufaklıklardan biri koltuğa kustuğunda hiçbiri suçluluk hissetmemiş. Kısa bir temizlikten sonra aynen yollarına devam etmişler.)</p>
<p>“Tutkunuz sizi içten, yürekten besleyecek şeylerden gelmeli.</p>
<p>Ödül veya birincilikler size çevrenin saygı duyması adına güzel şeyler. Ancak asıl önemlisi, sizin yere göğe sığdıramadığınız kahramanlarınızın sizin hakkınızda iyi düşünmeleri ve size saygı duymaları” diyor.</p>
<p>Bu gerçekten de hayatta alabileceğiniz en değerli ödül değil mi?</p>
<p>Ancak ne aldığınız ödüller, ne de mutluluk engelleyebiliyor ölümü. Pankreas kanserini ameliyatla halledebilen çok ender şanslılardan biri olan Apple’ın kurucusu ve başkanı Steve Jobs, bakın (Fikir Atölyesi’nde daha önce yer verdiğimiz, bir başka muhteşem “son konuşma” örneğinde) ne demişti:</p>
<p>“Hiç kimse ölmek istemez. Cennete gitmek isteyenler bile, oraya gitmek uğruna ölümü göze almak istemezler.</p>
<p>Oysa ölüm hepimizin ortak sonu. Şimdiye dek hiç kimse ölümden kaçamamıştır. Bunun böyle de olması gerekir, çünkü ölüm hayatın en güzel icatlarından birisi. Hayat’ın değişim ajanı. Yenilere yer açmak için, eskilerden kurtulmanın tek çaresi.</p>
<p>İnsanın kısa süre içinde öleceğini bilmesi, yaşantısına damga vuracak kararlar vermesi açısından büyük önem taşır. Çünkü her şey, tüm dış beklentiler, gururlar, küçük düşme ya da başarısızlık korkuları – tüm bunlar ölüm karşısında değerlerini yitirir, yalnızca ölümdür önemli olan.</p>
<p>Kaybedecek bir şeyler olduğu (tuzak) düşünceyi yok etmenin en iyi yolu insanın öleceğini hatırlamasıdır. Zaten çıplak ve savunmasızsın. Yüreğinin sesini dinlememen için hiçbir neden yok.</p>
<p>Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın.”</p>
<p>25 Temmuz 2008′de, 47 yaşındayken, üç çocuğu ve aşık olduğu eşini geride bırakarak öldü Randy Pausch. ‘Çocukluk hayallerini’ ciddiye aldığı için ‘mutluydu’ ölürken. İşte buydu belki de dünyanın onu gıpta ile izlemesinin nedeni.</p>
<p>O çocuklarının duvarları boyamasına izin veriyordu, hem de büyük bir keyifle!</p>
<p>Kendi adıma, Aralık 2006′da “Geride Nasıl Bir Miras Bırakmak İstersin?” başlıklı yazıda karalamışım bir şeyler. Peki siz, yarın ’son konuşmanızı’ yapıyor olsaydınız, dünyaya hangi gerçeği haykırmak isterdiniz?</p>
<p>Kaynak <a href="http://http://www.fikiratolyesi.com/2008/11/10/cocuklar-odalarinin-duvarini-boyamak-istiyorsa-birakin-boyasinlar-evin-satis-degeri-dusmez/" target="_blank">burada</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/makaleler/1324.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayal Etmek</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/makaleler/hayal-etmek.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/makaleler/hayal-etmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 22:44:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşitli Konular]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayal etmek]]></category>
		<category><![CDATA[hayal gücü]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1317</guid>
		<description><![CDATA[HAYAL ETMEK BİLGİDEN DAHA DEĞERLİDİR. &#8220;Benim neslimin en büyük buluşu insanların düşünce tarzlarını değiştirdiklerinde hayatlarını da değiştirebildikleri gerçeğidir&#8221; der, WİLLİAM JAMES
Sizce gerçekten doğru olabilir mi? Bazı düşünürlerin bu konudaki sözleriyle bu konuya açıklık getiren bir kitapla tanıştırmak istiyorum sizi. Akıl bankası hayatta başardığımız her şeyin bilinçaltımızdaki düşüncelerimizle bağlantılı olduğunu anlatan bir eğitim programıymış. &#8221;kendimi o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1318" title="cocuk_1" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2010/01/cocuk_1-300x178.jpg" alt="cocuk_1" width="300" height="178" />HAYAL ETMEK BİLGİDEN DAHA DEĞERLİDİR. &#8220;Benim neslimin en büyük buluşu insanların düşünce tarzlarını değiştirdiklerinde hayatlarını da değiştirebildikleri gerçeğidir&#8221; der, WİLLİAM JAMES</p>
<p>Sizce gerçekten doğru olabilir mi? Bazı düşünürlerin bu konudaki sözleriyle bu konuya açıklık getiren bir kitapla tanıştırmak istiyorum sizi. Akıl bankası hayatta başardığımız her şeyin bilinçaltımızdaki düşüncelerimizle bağlantılı olduğunu anlatan bir eğitim programıymış. &#8221;kendimi o kadar aciz hissediyordum ki bunu denemeye karar verdim &#8221;diyor yazar, &#8221;o gece ve o karar hayatımın dönüm noktasıydı&#8221; diye de ilave etmiş.</p>
<p>Birkaç gün sonra, düşüncelerimizin hayatımızın düzenini nasıl etkileyeceğini öğreneceğim için, çok heyecan duydum, diyerek .&#8217; &#8216;Ne yazık ki okullar da böyle şeyler öğretmiyorlar&#8221; diye içinden geçirmiş.</p>
<p>Bir gecede hayatı bir anda değişmemiş tabii ki ama ivme kazanmış, olumsuz yaklaşımlarını olumluya çevirmeye başladıktan sonra kayda değer değişimler yaşamaya da başlamış.<br />
O yaşamışsa bizim de yaşama olasılığımızı göz ardı edemeyiz.</p>
<p>Bunun için ,<br />
&#8221;kendimizi değiştirme gücümüzü asla küçümsememeliyiz&#8221; bu cümle H.Jaks Brown ait.<br />
Kitaptaki hikaye aslında yazarın avukatlık kariyerine devam etmek istememesiyle başlıyor ve her gün kendini mutsuz, sıkışmış ve aslında farklı şeyler yapmak isterken hayal ediyor; ama yaptığı şey hep aynı, sahte iş&#8230;. ve günler geçip gidiyor. Bir gün ansızın, isterse bunu değiştireceğine inanıyor, akıl bankasında söylenenleri deniyor.</p>
<p>Bir çok alanın da bilir kişi olan insanların sözlerini motivasyon sloganı olarak tekrarlıyor.<br />
O bu kapıyı aralıyor ve düşüncelerinin efendisi olma cesaretini sınıyor.</p>
<p>Bu kitaptan nasıl faydalanırız? Başlığı da var ve gerçekten çok ikna edici kelimeler seçilmiş. Daha da iyisi ben otuz yılımı kendimden şüphe ederek geçirdim demiş. Kendimden ve yeteneklerimden şüphe duymanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum! bu beni vuran bir cümle.</p>
<p>Aslında bunu genele yayıp çocuklarımızla olan diyaloglarımızda da kullansak ne harika olur dedim içimden. Düşünürken, hareket ederken ve konuşurken coşkulu olun ki, aldığınız sonuçlar olumlu olsun.</p>
<p>&#8220;DÜŞÜN, KONUŞ, HAREKETE GEÇ, ÖYLECE DURUP BAŞARININ SİZİ BULMASINI BEKLEYEMEZSİNİZ! &#8221;</p>
<p>&#8220;HAYALLERİNİZİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRECEK ADIMLARI ATMALISINIZ!!!&#8221; diyor yazarımız<br />
&#8220;BAŞARI RUH HALİNİZLE BAŞLAR&#8221;</p>
<p>Başarılı olmak istiyorsanız, kendinizi başarılı biri olarak görmeye başlayın. &#8220;DR. JOYSE BRODHERS&#8221; demiş. Çocuklarınızı pozitif yüreklendirici telkinlerle eğitin. Çocuklarınızın da pozitif yanlarına odaklanın. Bu çok söylenen bir şey olsa da uygulamada farklı kalıplar işliyor ve hemen HAYIR deniyor. Hayır, bir vurgu, bir yankıya dönüşüyor bünyede. Olumsuz bir gelecek hayırlarla başlıyor ve biz fark etmiyoruz.</p>
<p>Günlük hayatta çocukların olumlu bireyler olmaları için mutlaka daha az hayır cümlesi ve daha çok yapabilirsin yaklaşımına ihtiyaçları vardır. Bizim de öyle&#8230;</p>
<p>&#8220;Kendinizi temiz ve parlak tutsanız iyi edersiniz&#8221; demiş yazarımız gerekçesi ise, arkasına geçip dünyayı görmeniz gereken pencere sizsiniz.</p>
<p>Beyniniz, ruhunuz hep aydınlık ve temiz olsun. &#8220;YAKLAŞIM&#8221; iyi veya kötü, yirmi dört saat çalışan gizli bir güçtür. &#8220;YAKLAŞIMI DÜNYAYI ALGILARKEN KULLANDIĞIMIZ BİR FİLTRE OLARAK ALGILAYIN&#8221; diyor. Bazılarımız iyimser bir filtreden, bazılarımız kötümser bir filtreden bakar.</p>
<p>örnek de vermiş:<br />
olumsuz yaklaşımlı biri &#8220;YAPAMAM&#8221; der,<br />
olumlu yaklaşımlı biri &#8220;YAPABİLİRİM&#8221;<br />
olumsuz&#8230;&#8230;&#8221;PROBLEMLERLE&#8221;<br />
olumlu&#8230;&#8230;&#8230;&#8221;çözümlerle&#8221;<br />
olumsuz&#8230;&#8230;&#8230;&#8221;başkalarının hatalarını görür&#8221;<br />
olumlu&#8230;.&#8221;iyi yanlarını görmeyi&#8221;<br />
olumsuz&#8230;&#8230;&#8221;neyin eksik olduğuna takılır&#8221;<br />
olumlu&#8230;&#8230;&#8221;sahip oldukları ile ilgilenir&#8221;<br />
&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
Yürümeye yeni başlayan bir çocuğun yaklaşımı, dengesi bozulup düşünce üzülmez ve bunun için halıyı suçlamaz, ona yanlış talimatlar verdikleri için anne babasına kızmaz. Kesinlikle vazgeçmez!<br />
Gülümser!<br />
Ayağa kalkar ve yeniden dener, yürümeyi becerene kadar haftalarca olumlu yaklaşım çabasını sürdürür!<br />
Penceresi tertemizdir ve dünyayı fethedebileceğini zanneder&#8230;</p>
<p>Ancak &#8220;HAYATIN PENCEREMİZİ KİRLETMEYE&#8221; başladığı dönemler de vardır.<br />
Pencerelerimiz ebeveynlerimiz ve öğretmenlerimizin eleştirileriyle çamurlanır,<br />
arkadaşlarımızın alaylarıyla islenir, reddedilmeyle lekelenir, hayal kırıklığıyla tozlanır,<br />
şüpheyle bulutlanır.</p>
<p>&#8220;GERÇEKTEN BÜYÜYEN SORUN&#8221; ise kirlenmenin artması ve insanların bu konuda bir şey yapmamasıymış. &#8220;GLOBAL BİR PSİKOLOJİK ANORMALİTE&#8221;<br />
Ve milyarlarca insan hayata kirli pencerelerden bakıp yaşamlarına karamsarlığı çekmeye, önlerini görmeden savaşarak yaşamaya devam edip en sonunda, en kötüsü de hayallerinden vazgeçerlermiş.</p>
<p>Oysa tüm bunlar camlarınızı biraz olsun temizlemedikleri içinmiş.<br />
yazar &#8221;bu yollardan geçtim ve camlarım çamur kaplıydı &#8221; DİYOR.</p>
<p>Şartlar her zaman sizin kontrolünüzde değildir, AMA düşüncelerinizi kontrol edebilirsiniz. &#8220;CHARLES POPPLESTONE&#8221; nin sözlerini hatırlatıyor.</p>
<p>&#8220;SÖZÜN KISASI PENCERELERİNİZİ TEMİZLEYİN&#8221; diyor &#8220;YANİ DÜŞÜNCELERİNİZİ.&#8221;</p>
<p>Dünyayı daha temiz bir yaklaşımla görebilmek için, sizin VE ÜLKEMİZİN pencerelerinizin hangi bölgeleri temizlik istiyor fark etmişsinizdir hemen.</p>
<p>Seçimler yapmalıyız ve WİLLİAM SHAKESPEARE kulak vermeliyiz:</p>
<p>&#8220;iyi ya da kötü bir şey yoktur, bunu yapan düşüncelerimizdir&#8221;.</p>
<p>bu size gerçekçi gelmediyse yazarımız hemen &#8220;HENRY FORD”U devreye sokarak<br />
&#8220;ister başarabileceğinizi, ister başaramayacağınızı düşünüyor olun, HAKLISINIZ DIR !&#8221; DİYEREK olmayı düşündüğümüz kişi oluruz cümlesi size bir şey ifade eder mi diye sorarak<br />
insan gün boyunca düşündüğü şeydir HATIRLATMASI YAPIYOR.</p>
<p>Ayrıca, olmayı düşündüğümüz kişi oluruz fikrine, aynı zamanda baskın düşünceler kuralı da denirmiş. Baskın düşünceler?? Sizinkiler neler? Ülkedeki baskınlık yarışında kimler zafere nasıl koşuyor? Ve en can alıcı nokta, birşeyi başarmak için onun gerçekleştiğini hayal etmek çok önemliymiş. &#8220;HAYAL bu&#8221; fasa fiso gibi gelse de herkese, hayalperestlik delilikle eş değer olsa da, hayaller değerlidir ve hayallerimiz geleceğimizi şekillendirir. Yazar her cümlesini nerdeyse alanında söz sahibi kişilerce onaylatıyor biz hala inanmadıysak diye.</p>
<p>&#8220;ALBERT EİNSTEİN &#8221; İN &#8220;HAYAL ETMEK BİLGİDEN DAHA DEĞERLİDİR&#8221; sözünü eklemiş. Bence de iyi yapmış, içimdeki son zerre şüphe de yok oldu böylelikle.</p>
<p>Sıradan bir yetenek ama olağanüstü bir azimle bile her şeyi gerçekleştirmek mümkünmüş.<br />
Tek kural &#8220;ASLA, ASLA, ASLAAA, ASLLAA, VAZGEÇMEMEK MİŞ&#8221;.<br />
&#8220;KARARLI İNSANLAR, ŞARTLAR NE OLURSA OLSUN HEDEFLERİNE BAĞLI KALIRLAR&#8221;<br />
DENİYOOR,</p>
<p>CUMHURİYETİ KURMAKTAKİ KARARLILIK GİBİ, Atatürk gibi liderler ve onun gibi ileri görüşlü beyinler, sözde senaryolarla değil, gerçek hedef koyup, uygulamaya geçirenlerdir. ASLA ASLA VAZGEÇMEYENLERDİR. ÇÖZÜME ODAKLANIP SORUNU YOĞUNLAŞMAYANLARDIR.</p>
<p>Günümüz çocuklarına, gençlerine, Kararlı ve istikrarlı olmayı göstermekte fayda var belki de. VE KENDİMİZE, EN SON HANGİ KONUDA KARARLILIK GÖSTERDİK? diye sorgulamak lazım. Her şey kolay elde edilemez! Para hiç bir zaman her kapıyı açamaz.!</p>
<p>Önümüzdeki yollara odaklanmakta zorlanıyorsak, Siyaset, TV’de, gazetelerde, sokakta, mahallelerde bile senaryolar, komplo teorileri, gizli dinlemeler, DAVALAR, KAPANIŞLAR, AÇILIŞLAR, gündem endişe yaratmaya başlamışsa.<br />
Hiçbir şey kendiliğinden olmaz!</p>
<p>&#8220;HAYATTA KORKULMASI GEREKEN HİÇBİR ŞEY YOKTUR! ANLAŞILMASI GEREKEN ŞEYLER VARDIR&#8221;. Marie Criue&#8221; demiş.</p>
<p>&#8220;İnsanın hayatta yapabileceği en büyük hata, bir hata yapmaktan korkmaktır.&#8221;<br />
&#8220;ELBERT HUBBARD&#8221;</p>
<p>OLUMLU VE ÇOŞKULUYSANIZ, hayallere ulaşmaya inanıyorsanız.</p>
<p>ÇOCUKLARIZIN SAĞLAM KARAKTERLİ VE HAYALLERİNE ULAŞMIŞ BİREYLERDEN OLUŞAN ANNE VE BABALARI olsa daha iyi olur diye düşünüyorsanız,</p>
<p>SÖYLEDİĞİNİZ SÖZDE,<br />
ATTIĞINIZ ADIMDA,<br />
UZATTIĞINIZ ELDE, YETERKİ YAKLAŞIMINIZI DOĞRU BELİRLEYİN.<br />
NASIL BİR ÜLKE İSTİYORUZ?<br />
NASIL BİR HAYAT ARZULUYORUZ?<br />
NASIL BİR GELECEĞİ OLACAK ÇOCUKLARIMIZIN VE BİZİM?<br />
BİZ GERÇEKTEN İSTEDİĞİMİZ KİŞİ MİYİZ?</p>
<p>DERİN BİR YERLERDEYİM,<br />
BENİM CAMLARIMA BULANAN ÇAMURLARI TEMİZLİYORUM,<br />
SİZİN PENCERELER NE DURUMDA?<br />
İYİSİNİZDİR UMARIM,<br />
KİTABIN ADI &#8220;YAKLAŞIM HERŞEYDİR&#8221;</p>
<p>YAZAR</p>
<p>&#8220;JEFF KELLER&#8221;</p>
<p>AVUKATLIĞI BIRAKIP HAYALLERİNİN PEŞİNDEN GİDİYOR VE BAŞARIYOR</p>
<p>&#8220;SİSTEM YAYINCILIK&#8221; TAN..</p>
<p>Yeri gelmişken “nasılsınız?” denildiğinde yazar harikayım demeyi öneriyor, coşkulu gülerek ve enerjik.</p>
<p>Bunu çocuklarımıza da öğretmeliyiz.<br />
Ve bizim öğrenmemiz gereken en önemli becerimiz vatandaş ve anne baba olarak soru sorma becerimiz imiş.<br />
NEDEN?<br />
Çünkü:<br />
çocuklarımız düşük düzeyli sorularla karşılaşıyorlarsa, düşük düzeyli düşünmeye yatkınlaşıyorlarmış. İlk üç yılsa alt benliğimiz çok veri alır ve bu veriler üst benliğimizi yapılandıran iskeletin temelidir, ne kadar çok yönlü ve çok uçlu sorular sorar, olumlu yaklaşımlarla bilinçli bir güdüleme yaparsak o kadar zengin bir iskelet oluştururuz.</p>
<p>Tersine yüksek bilişsel düzeyli sorular sorulan çocuklar, daha yaratıcı ve çok yönlü düşünmeye yatkın olabiliyorlarmış. Bu öğretmenler için hazırlanan bir bildiriden, anne babalara adapte edilmiş versiyonu, ama amacım okul öncesi eğitimin insan hayatındaki önemini herkesin biliyor olması, fakat en küçük seçimlerimizin ve yönlendirmelerimizin bile hayati yaklaşımlara dönüştüğünü gösterebilmekti.</p>
<p>kaynak <a href="http://www.oyalamakagidi.com/aynur-bicer/hayal-etmek" target="_blank">burada</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/makaleler/hayal-etmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizmli Çocuk</title>
		<link>http://www.cocukvegelisimi.com/saglik/otizmli-cocuk.html</link>
		<comments>http://www.cocukvegelisimi.com/saglik/otizmli-cocuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 19:34:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizmli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukvegelisimi.com/?p=1204</guid>
		<description><![CDATA[1) Ben “otizm”i olan bir çocuğum. “Otistik” değilim. Otizm karakterimin sadece bir bölümüdür. Beni tek başına tanımlayacak bir kavram değil. Siz düşünceleri, duyguları, yetenekleri olan bir birey misiniz yoksa sadece şişman, gözlüklü ya da sakar bir kişi mi? 2) Duyusal algılarım bozuktur. Gündelik yaşam içerisinde sizin çoğunlukla fark etmediğiniz kokular, sesler, tatlar, görüntüler, temaslar benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;"><a href="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2009/12/otiz.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1205" title="otiz" src="http://www.cocukvegelisimi.com/wp-content/uploads/2009/12/otiz.jpg" alt="otiz" width="392" height="250" /></a>1) Ben “otizm”i olan bir çocuğum. “Otistik” değilim. Otizm karakterimin sadece bir bölümüdür. Beni tek başına tanımlayacak bir kavram değil. Siz düşünceleri, duyguları, yetenekleri olan bir birey misiniz yoksa sadece şişman, gözlüklü ya da sakar bir kişi mi? </span><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">2) Duyusal algılarım bozuktur. Gündelik yaşam içerisinde sizin çoğunlukla fark etmediğiniz kokular, sesler, tatlar, görüntüler, temaslar benim için çok rahatsız edici olabilir. Yaşadığım çevre benim için genellikle tehdit edici bir ortamdır. İçine kapalı ya da kavgacı görünebilirim ama aslında bu kendimi koruduğum anlamına gelir.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">Sıradan bir market alışverişi benim için tam bir kabus olabilir. Seslere karşı aşırı hassas olduğumu bir düşünün. Aynı anda konuşan onlarca insan, günün indirimli ürününü tekrar tekrar anons eden mekanik bir ses, kasadaki işlem sesleri, alışveriş arabalarının tekerleklerinin çıkardığı gıcırtılı ses vb. Bu uyaranları beynim filtre edebilir ama bu ciddi anlamda aşırı yüklenmedir benim için. </span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">Koku alma duyum da aşırı hassas olabilir. Kasap reyonundaki etler taze olmayabilir, yanımızdan geçen adam o gün duş alamamış olabilir, kasa sırasında önümüzde duran bebeğin bezi kirlenmiş olabilir… Bunlar benim için oldukça tiksindiricidir.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">En yoğun kullandığım görme duyum aşırı uyarana maruz kalmış olabilir. Örneğin aşırı parlak floresan ışıkları mekanı sürekli titreşiyor gibi göstererek gözlerimi rahatsız edebilir. Camların yansıttığı parlak ışık, tavanda dönen fan, etrafımda sürekli hareket eden insanlar odaklanmam ve baş etmem gereken şeylerdir. Tüm bunlar denge duyumu etkiler ve vücudumun konumunu bile algılayamaz hale gelebilirim.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">3) “Yapmam” (Yapmamayı seçiyorum) ve “ Yapamam” (Yapmayı beceremiyorum) arasındaki farkı dikkate almayı unutmayın. Komutlarınızı dinlemediğimi sanmayın. Sizi anlamıyor olabilirim. Bana diğer odadan seslendiğinizde duyduğum sadece “^/^’(/(%&amp;’(+&amp;’((‘” olabilir. Bunun yerine yanıma gelin ve basit kelimeler seçerek benimle direkt konuşun. “Lütfen kitabını masana bırak. Şimdi öğle yemeği yeme zamanı.” gibi. Bu şekilde benden ne istediğinizi ve sonrasında ne olacağını bana net bir şekilde söylemiş olursunuz. Böylece uyum göstermek benim için daha kolaylaşır. </span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">4) Somut düşünürüm. Dili sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlarım. “Koşturmayı bırak” yerine “Arkandan atlı mı kovalıyor” derseniz aklım karışır. “Çantada keklik” demek yerine “Bunu yapmak senin için çok kolay” demelisiniz. Deyimler, kinayeler, imalar benim için anlamsız ve akıl karıştırıcıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">5) Sınırlı sözcük dağarcığıma karşı anlayışlı olun. Duygularımı tarif etmek için doğru kelimeleri bilmiyorsam ihtiyaç duyduğum şeyi size anlatmak benim için oldukça zorlaşabilir. Acıkmış, incinmiş, korkmuş, aklı karışmış olabilirim ve bu duygularımı size aktaracak kelimeleri bilmiyor olabilirim. Vücut dilime ve rahatsızlık duyduğumda gösterdiğim tepkilere dikkat edin.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">Bir de bunun tam tersini düşünelim. Yaşımın çok ilerisinde bir düzeyde adeta küçük bir profesör gibi konuşuyor olabilirim. Bu türde konuşmalar dildeki eksiğimi telafi edebilmek için çevremde yaşananlarda, izlediklerimden, okuduklarımdan ezberlediğim replikler olabilir. Buna “ekolali” denir. Kullandığım kelimeleri ya da içeriklerini anlamıyor olsam da size yanıt vermek zorunda olduğumda buna başvurabilirim.<br />
Dil benim için çok zor olduğundan görsel odaklıyımdır. Bana söylemek yerine yapmam gereken bir şeyi bana gösterin. Ve bunu defalarca tekrarlamaya da hazırlıklı olun. Aynı şeyi sürekli tekrarlamak öğrenmemi sağlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">6) Otizmin benim tüm yönlerimi algılamanıza engel olmasına izin vermeyin. Yapamadıklarım yerine yapabildiklerime odaklanın ve bunlar üzerinde bir şeyler inşa etmeye çalışın. Diğer tüm insanlar gibi yeterli olmadığımı ve sürekli düzeltildiğim ortamlarda öğrenemem. Ne kadar “yapıcı” olsa da bir eleştiriyle karşılaşacağımı bilmek beni yeni bir şey denemekten alı koyar. Güçlü yönlerimi keşfedin. Bir şeyi yapmak için bir çok farklı yöntem olduğunu da unutmayın. </span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">7) Sosyalleşme konusunda bana yardım edin. Dışarıdan bakıldığında parktaki çocuklarla oynamak istemediğimi düşünebilirsiniz. Oysa bazen bunu nasıl yapacağımı –yani onlarla nasıl konuşmaya başlayıp oyunlarına katılabileceğimi- bilmiyor olabilirim. Diğer çocukları beni oyunlarına davet etme konusunda cesaretlendirmek işe yarayabilir. </span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;"> <img src='http://www.cocukvegelisimi.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Öfke nöbetlerimi tetikleyen şeyleri bulmaya çalışın. Önceliği buna verin. Kriz, patlama, öfke nöbeti… Bunu nasıl adlandırırsanız adlandırın unutmayın ki bunu yaşamak benim için çok daha korkutucudur. Duyularımdan biri aşırı yüklendiğinde böyle durumlar ortaya çıkar. Eğer öfke nöbetlerimin sebebini bulursanız onları önleyebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">9) Lütfen beni koşulsuzca sevin. “Keşke şöyle olsaydı…” “Keşke bunu yapabilseydi…” türünde düşünceleri kafanızdan uzaklaştırın. Siz ailenizin tüm beklentilerini karşılayabildiniz mi? Otizm benim seçimim değil. Unutmayın bu durumu ben yaşıyorum, siz değil. Sizin desteğiniz olmadan başarılı ve bağımsız bir hayat sürmem uzak bir ihtimal. Desteğiniz ve rehberliğinizle olasılık o kadar yüksek ki… Söz veriyorum, ben buna değerim!</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">10) Sabır, sabır, sabır… Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı bir yetenek olarak bakmaya çalışın. Evet sohbet sırasında gözlerinize bakmıyor olabilirim. Ama yalan söylemediğimi, oyunlarda hile yapmadığımı, arkadaşlarımla dalga geçmediğimi, insanlara önyargılarla yaklaşmadığımı hiç fark etmediniz mi? Evet belki bir sonraki Michael Jordan olamayabilirim ama detaycı bakış açım ve olağanüstü odaklanma kapasitemle bir sonraki Einstein, Mozart ya da Van Gogh olabilirim. Günümüzde bu kişilerin de otizmli olduğu düşünülüyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">Siz dayanağım olmazsanız bunu başaramam. Benim arkadaşım, öğretmenim, avukatım olun. Ne kadar yol alabildiğimi göreceksiniz.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">Kaynakça: Ellen Notbohm (2004). Children’s Voice Article, November/December.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;"><strong>Çeviren ve Derleyen: Kutşın Sancaklı<br />
</strong></span><span style="font-family: Tahoma; color: #494949; font-size: 10pt;">Tohum Otizm Vakfı</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukvegelisimi.com/saglik/otizmli-cocuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

