Yeni doğanlar dünyayı bazı renklerde görürler. (0-1 ay)
Renkli görme sınırlıdır. Maviyi yeşilden, kırmızıyı sarıdan ayırt etmekte güçlük çekerler.

20-37.5 cm uzaklıktaki nesnelere odaklanabilirler. (0-2 ay)

Yeni doğanların doğduklarında görmeleri sınırlıdır. Doğumdan kısa bir süre sonra 20-37.5 cm. uzaklıktaki nesnelere odaklanırlar. Bu annenin yeni doğanı beslerken onunla olan mesafesidir. Daha yakın ve daha uzak mesafedeki şeyler bulanık gözükür. Görme mesafesinde dikkat çekici bir şey yoksa uzaktaki canlı, parlak ve hareket eden nesnelere odaklanabilirler. Ayrıca sağa ve sola bakarlar, ileri doğru bakmazlar. Bu nedenle, karyolanın yan parmaklıklarına asılan dönenceler daha fazla dikkatlerini çeker.

Zıt renkler veya kenar çizgileri dikkatini çeker. (0-2 ay)
Birçok farklı deneyde yeni doğanların az belirgin zıtlıktaki örneklerden ziyade, daha belirgin zıtlıktaki renkli örneklere başlarını döndürdükleri görülmüştür. Birçok araştırmacı yeni doğanların, nesnelerin nerede başlayıp nerede bittiğini gösteren kenar çizgilerinden ve zıt renk alanlarından etkilendiklerini düşünmektedir. 1-3 aya kadar zıtlıklara karşı duyarlılık artmaktadır. Bu nedenle yeni doğanın odasını döşerken görsel uyaranların olmasına dikkat edilmeli. Duvar kağıdını, oyuncakları seçerken zıtlıklardan hoşlandıkları göz önünde bulundurulmalıdır. Yumuşak renkler (pembe, sarı) yerine ilk 6 hafta siyah beyaz gibi koyu ve parlak renkler dikkat çeker.

Hareket eden nesne ve insanları gözüyle takip ederler. (0-4 ay)

İlk başta görme sınırlı da olsa, hareket eden nesneler bebeğin dikkatini çeker. Nesneler yavaş hareket ettiği müddetçe gözleriyle takip etmeleri mümkündür.

Çok az duyulan sesler dışında, duyma gelişmiştir. (0-3 ay)
Doğumdan 12 hafta öncesinde, yeni doğanların belirli frekanstaki ses uyarılarına tepki verdikleri görülmüştür. Doğumdan önce sürekli dinledikleri bir melodiyi doğum sonrası tekrar dinlediklerinde daha fazla emdikleri görülmüştür. Bu da sesleri tanıdıklarının bir göstergesidir.

Sıcak ve soğuk arasındaki farkı bilirler. (0-2 ay)

Acıyı hissederler. (0-1 ay)

Yumuşak dokuları sert olanlara tercih ederler. (0-3 ay)
Bu nedenle bu dönemde bebeğe yumuşak dokulu oyuncaklar verildiğinde daha fazla dikkatlerini çekecektir.

Tatlı kokuları, acı, keskin ve asitli kokulara tercih ederler. (0-3 ay)
Deneyler yeni doğanların acı, asidik kokulara (sirke, amonyak, bozuk yumurta gibi) başını çevirdiğini göstermiştir.

Yeni doğanlar anne sütü kokusunu fark ederler. (0-3 ay)
Yeni doğanlar anne sütü kokusuna duyarlıdır. Yeni doğanlar kendi annelerinin süt kokusunu başkalarınınkine tercih ederler. Bir deneyde, yeni doğanların başlarının yanına birkaç günlük iki göğüs pedi yerleştirilmiştir. Bir ped bebeğin kendi annesine, diğeri de bir başka emziren anneye aittir. Yeni doğanların kendi annelerinin göğüs pedine başlarını çevirdikleri görülmüştür.

Tatlı, tuzlu, acı, ekşi arasındaki farkı ayırt edebilirler.
Tatlı, tuzlu, acı, ekşi arasındaki farkı ayırt edebilirler.

Tatlıyı acıya tercih ederler. (0-3 ay)
Yeni doğanlar belirli tat alma tercihleriyle doğarlar. Bu tercih anne karnında annenin yedikleriyle belirlenir. Bir çalışmada tatlı sıvıları, acı, ekşi ve tuzlu sıvılara kıyasla daha hızlı ve güçlü emdikleri görülmüştür. Şekerli tatların ağlamayı ve kalp atışındaki hızı azalttığı, buna karşın acı tatların yeni doğanda tiksinme duygusu yarattığı görülmüştür.

Uzakta olsalar bile bazı nesnelerin aynı boy ve şekilde kaldığını fark edebilirler. (0-5 ay)
Bir nesne örneğin top, uzak bir yere hareket ettiğinde göz topu, gerçekte aynı boyda kalsa bile küçülen nesne olarak algılar. Yetişkinler bunu bilirler. Küçük görünmesine rağmen nesneler aynıdır (boyut kalıcılığı). Yeni doğanlar bunu doğuştan fark edebilirler. Şekil kalıcılığında ise, mesafe şekli değiştirse bile yeni doğanlar bir nesnenin aynı kaldığını fark edebilirler. Deneyler yeni doğanların nesnenin uzaktan küçük veya farklı gözükse bile aynı olduğunu fark edebildiğini gösterir.

Gerçek hayatla ilgili tahmin yürütebilir, hipotez üretebilir ve test edebilirler. (0-6 ay)
Yeni doğanlar doğuştan aktif öğrenicilerdir. Yeni doğanların en güçlü öğrenme yollardan biri de, bir durum karşısında insanların ve nesnelerin tepkileri ile ilgili tahminler yürütmektir. Daha sonra da fikirlerini test ederler. Basit hareketleri (yetişkine dillerini çıkarmak, yakalamak, vurmak, nesneleri düşürmek gibi) başka insanların veya nesnelerin nasıl tepki vereceklerini test etmek için kullanılabilirler. Örneğin yere atılan oyuncak tren veya yere vurulan kaşıkla yeni doğanlar yer çekimini öğrenme fırsatını elde ederler. Ayrıca düşen nesnelere neler olduğunu görebilirler. Böylelikle yeni doğanlar, çevrelerinde olup biteni öğrenir ve doğru bilgiler edinirler. Heyecanla anneye bakar ve tekrar yapmak istediğini belirtir. Ne olacağını bilmek güven duygusu geliştirmesini sağlar.

Yüz mimiklerini taklit edebilirler. (0-2 ay)
Yeni doğanlar başkalarıyla iletişim kurarlar. Doğuştan itibaren öğrenmeye aktif katılırlar. Karşılarındakinin yüz mimiklerini taklit edebilirler. Bu konuda yapılan bir çalışmada yetişkinin dilini çıkardığını gören bir saatlik bebeklerin de kendi dillerini çıkardıkları görülmüştür. Ayrıca dilleri ile “ooo” yapanların yüz mimiklerini de taklit edebildikleri gözlenmiştir. Kendi yüzlerini bile daha görmedikleri halde yeni doğanlar karşıdakinin yüz mimiklerini taklit edebilmektedirler. Taklit etme, yeni doğan ve küçük çocukların başkalarından öğrenebilmelerinin en güçlü yollardan biridir. “Taklit etme” gelecekte edineceği daha ileri düzey düşünme becerilerinin başlangıcıdır.

Yeni doğanlar gördükleriyle hissettikleri arasında bağlantı kurabilirler. (0-3 ay)
Yeni doğanlar gördükleri ile hissettikleri arasında bağlantı kurabilirler. Bu karşılaştırma yeni doğanların bir duyudan (dokunma gibi)  aldıkları bilgiyi başka bir duyu (görme) ile kullanmalarını sağlar. Örneğin yeni doğanlar daha önce görmedikleri bir emziği emdikten sonra, bir grup nesne arasından uzun bir süre bakarak bu emziği seçebilmektedirler. Bir başka deneyde görmedikleri bir emziği emen yeni doğanların, bir süre sonra iki emzik arasından emdikleri emziğe daha uzun süre baktıkları görülmüştür.

Gerçek emziği resim olanından ayırt edebilirler. (0-3 ay)
Resimleri gerçekle ilişkilendirmek çok önemlidir. Bu bağlantıyı zaman içinde daha da geliştireceklerdir.

Belirli renkleri ayırt edebilirler. (1-5 ay)

Doğumdan hemen sonra bebekler sınırlı renkleri görebilirler. Maviyi yeşilden, kırmızıyı sarıdan ayırt etmede zorluk çekerler. 2. ayda çoğu bebek belirli renkleri ayırt edebilir.

90 cm uzaklıktaki nesnelere odaklanabilirler. (1-5 ay)
Uzağı görmeleri gelişmektedir. İki gözünü odaklayabilirler.

Belirli bir mesafeden tanıdık nesne ve insanları fark ederler. (1-3 ay)

Elleriyle farklı nesneleri ayırt edebilirler. (1-6 ay)
Nesneleri duyu organlarıyla tanımaya çalışırlar. Özellikle de dokunarak birçok nesneye tanıyabilirler. Bu nedenle bebeğe dokunabileceği birçok farklı çeşitte nesne sunmaya çalışın.

Ağızlarıyla nesneleri ayırt edebilirler. (1-7 ay)
Bebekler dünyayı duyuları yoluyla tanırlar. Ağız da en fazla kullandıkları organdır. Bir deneyde bebeklerin ağızlarıyla edindikleri bilgiyi, görsel bilgi ile birleştirdikleri görülmüştür. Sonuç olarak kullandıkları emziğe daha uzun süre bakarak, düz ve şişkin olanını ağızlarıyla ayırt edebilmişlerdir.

Bebekler ilk aylarında bazı şeyleri akıllarında tutabilirler. (1-7 ay)
Bir araştırmada bebeklerin neleri hatırladıkları ve unuttukları bir şeyi tekrar öğrenmelerinin ne kadar sürdüğü ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırmacılar ilk aylarındaki bebeklerin 10 gün veya daha fazla bir olayı akıllarında tuttuklarını göstermiştir.

Tanıdık yüzleri ayırt edebilirler. (1-4 ay)

Derinlemesine algılama gelişmeye başlar. (3-7 ay)
Bebeklerin 2-3 aylıkken derinlemesine algılamaları olduğu görülmüştür. Derinlemesine algılamanın gelişimi bir yıl içinde tamamlanır. Bu aydan önce uzağı görür, yakını göremezler bu nedenle de yataktan veya alt değiştirme masasından düşme tehlikesi yaşayabilirler.

Renkli görme tümüyle gelişir. (4-8 ay)

Tuzluları tercih ederler. (4-7 ay)

Sese gülümserler, başını çevirirler. (3-7 ay)

Sesin geldiği yeri tespit edip oraya dönerler. (4-8 ay)

Ses frekanslarının tüm aralıklarını duyabilirler. (4-8 ay)

Önünde olmayan nesnelere ulaşmak için çaba sarf edebilirler. (3-6 ay)
Bebekler 4 aylıkken uzaktaki nesnelere ulaşma becerisini elde etmeye başlarlar. Kas (motor)  becerilerini kullanarak nesneleri tutmaya, hareket ettirmeye, oturtmaya başlarlar. Her geçen gün gelişen merakları ve yetenekleri yeni şeyler denemelerine yol açar. Bu nedenle anne babalar veya bakıcılar düşme, çarpma, vurma gibi beklenmedik yeni durumlara engel olabilmek için ortamı düzenlemelidirler. Ayrıca bu yaşta bebekler yalnız başlarına yatakta, koltukta, alt değiştirme masasında tehlikeli düşmeleri engellemek için yalnız bırakılmamalıdır.

Kısmen saklı nesneleri bulurlar. (4-7 ay)
Eğer nesnenin bir kısmını saklarsak, elini uzatarak diğer kısmını da bulmaya çalışır. Elinden bir nesne düşerse ve göz önününden kaybolsa araştırır.

Basit sebep sonuç ilişkilerini anlayabilirler. (5-8 ay)
Sebep sonuç ilişkilerini anlamaya başladıkça, kendi davranışını kontrol edebildiğini hissedecektir. Bir şeylerin olmasını sağlayabilmesi, etrafını etkileyebilmesi, kendine güvenini arttırır. Örneğin yatağını tekmelediğinde karyolasının sallandığını hisseder. Bu değişimlere neden olduğunu gördükçe bu davranışa devam eder (bir nesneyi itmesi, çekmesi, düşürmesi ve ne olduğunu görmesi gibi).

El ve ağzıyla dünyayı keşfetmeye çıkarlar. (4-7 ay)
Bebeklerin duyusal deneyimleri, zihinsel sembolleşmenin temelini oluşturur. Zihinsel imgeleri oluşturmak için bebeklerin nesne ve insanlarla dokunmaya dayalı bir ilişki kurmaya gereksinimleri vardır.
Bebekler öncelikle refleksleriyle hareket etmelerine rağmen seçim yapmaya başlarlar. 3- 4 aylıkken çevrelerini keşfetmeye başlarlar. Bu yaşta bebekler kendilerine ilginç, cazip gelen nesneleri ağızlarına götürmeye başlarlar. Ağızlarına götürerek ve elleriyle şekillendirerek keşfederler. Bazı nesneleri ağızlarına götürmemeleri gerektiğini bilmediklerinden yetişkinler ev ortamındaki tehlikeli veya zararlı nesneleri ortadan kaldırmaları gerekebilir. Ancak ortam hala çocukların keşfedebilmesine olanak tanımalıdır.

Birçok kez gördüğü vücut hareketlerini taklit edebilirler. (5-8 ay)

Çok basit çıkarma-toplama kavramlarını anlamaya başlarlar. (5-10 ay)
Birçok araştırma bebeklerin bazı sayı kavramlarını anlayabildiklerini göstermiştir. Yaklaşık 5 aylıkken toplama, çıkarma kurallarına uyulmadığında şaşırma belirtileri gösterirler. Örneğin bir araştırmada bebeklere perde arkasında gizli nesnelerin diğer nesnelerle toplanması veya çıkarılması gösterilmiştir. Perde kalktığında toplama- çıkarma işlemi sonucunda yanlış sayıda nesne çıktığında, nesnelere daha uzun süre baktıkları görülmüştür. Perde kalktığında doğru sayıda nesneyi gördüklerinde nesnelere daha kısa süre baktıkları görülmüştür. Böylece doğru ile yanlış sonuçlar arasındaki farkı ayırt edebildikleri sonucuna varılmıştır.

Farklı dokuları elleriyle algılayabilirler. (6-10 ay)

Örtüyle saklanmış oyuncakları açarlar. (7-10 ay)

İsmi söylenen nesneyi doğru gösterirler. (8-13 ay)

Bazı nesneleri (telefon, bardaktan içme gibi) doğru kullanmaya çalışırlar.  (8-15 ay)
8-15 ay arasında her nesnenin bir ismi ve işlevi olduğunun bilincindedir. Bu aylarda oyuncak telefonu çiğnemek veya ona bakmak yerine, telefonun tuşlarına basar, ahizeyi kulağına götürür.

Farklı şekillerde (sallama, vurma, fırlatma, düşürme) nesneleri keşfederler. (8-16 ay)
Bir yaşına yaklaştıklarında ellerine geçen farklı şekillerdeki nesneler ile deney yaparlar- düşürürler, sallarlar, fırlatırlar, tekerlekleri üzerinde yürütürler. Tesadüfi bir oyuna benzese de çok önemli keşifler yaparlar. Örneğin çöp kutusunu boşaltıp içinde ne olduğunu keşfederler.

Deneme- yanılmayla soruna çözüm getirebilirler. (9-12 ay)

Hafızasında artış görülür. (9-12 ay)
9 aylıkken farklı şeyleri hatırlayabilir. Örneğin annesi kendi görme alanında olmasa bile onu hatırlar.

Kısa dikkat süreleri vardır. (8-12 ay)

Bir faaliyetten diğerine geçerler. 2-3 dakika bir oyuncakla ilgilenir. Daha sonra başka bir şeyle ilgilenirler.

Aynı sayıdaki nesneleri birleştirirler, farklı sayıdakileri birbirinden ayırt edebilirler. (9-12 ay)

Bir deneyde bebeklere  2-3 davul sesi duyurulur ve sonrasında içinde 2-3 nesne olan resimler gösterilir. Bu çalışmada bebeklerin duydukları sesle aynı sayıdaki nesnelerin resimlerini tercih ettikleri görülmüştür.  Ayrıca 2  ile 3 nesneyi birbirinden ayırabilirler.

Saklı nesneyi görmediği halde var olduğunu anlamaya başlarlar. (8-12 ay)
İlk aylarda bebek bir nesne saklandığında veya üzeri örtüldüğünde kaybolduğunu düşünecektir. Örneğin bir oyuncağın üzeri kumaşla örtüldüğünde ilgisini hemen kaybedecektir ve bakışını başka yere döndürecektir. Nesnelerin görünmediği halde var olması kavramı “nesnelerin kalıcılığıdır.”  8-12 ay arasında çevreyi keşfederek, test ederek nesnelerin üzeri örtülse de, göz önünden kaybolsa da var olduğunu öğrenmeye başlarlar, gözleriyle takip ederler. “Ce eee ” oyunu oynamaktan zevk alırlar. Tümüyle saklanan nesnelerin üzerindeki örtüyü çekerek nesneyi keşfetmeye çalışırlar. Saklanan yer değiştirildiğinde hala eski yere bakabilirler.

Kendi ile diğer insanlar arasındaki farkı anlayabilirler. (12-20 ay)

Bazı nesneleri gruplara ayırabilirler. (12-18 ay)

Acı tatlara karşı yetişkinler gibi duyarlıdır. (12-19 ay)

20/60 seviyesinde görür, zamanla 20/25 normuna ulaşır. (12-22 ay)

Kendi yüz özelliklerini fark edebilirler. (15-20 ay)

Nesne kalıcılığı tamamen gelişmiştir.(15-20 ay)
18 aydan sonra nesneleri bulmak için birden fazla farklı saklanma yerlerine bakacaktır. Arayışa en son saklanan yerle başlayacaklardır.”Ce ee” oyunlarının görülme sıklığında azalma olur.

Taklit oyununa başlarlar. (20-24 ay)

Annenin hareketlerini taklit ederler.(18-24 ay)
Taklit etme becerisi zihinsel imgeler yaratmanın ve hayali oyunlar uydurmanın alt yapısını oluşturmaktadır. Yetişkinlerin el sallama, bardaktan su içme gibi hareketlerini kopya ederler. Daha sonra araba sürmek, at binmek gibi giderek karmaşıklaşan hareketleri taklit yoluyla sürdürürler.

Şekilleri ve renkleri ayırt edebilirler. (20-24 ay)

Kitaptaki resimle, elindeki veya odadaki gerçek nesneyi birleştirebilirler. (24-30 ay)

“Bir tane daha” kavramını bilirler. (24-30 ay)

İki sayısını anlarlar. (26-32 ay)
Nesneleri sayarken kullandığı sayıların işlevini anlamaya başlarlar.

3 veya 4 parçalı yap-bozları tamamlayabilirler. (26-36 ay)

Mekanik oyuncakları çalıştırabilirler. (28-36 ay)

Nesneleri başka şeyleri temsil etmesi için oyunda kullanırlar. (24-30 ay)

Nesneleri renklerine göre ayırabilirler. (30-36 ay)

Acıktığında, üşüdüğünde, uykusu geldiğinde ne yapacaklarını bilirler. (36-48 ay)

Tek bir bakış açısından problemlere yaklaşabilirler. (38-48 ay)
Bu yaştakiler bazı zorluklarla karşılaştıklarında soruna tek bir açıdan yaklaşırlar. Farklı açılardan bakma henüz gelişmemiştir. Bir başka deyişle karar vermeden önce problemin farklı yönlerini görme gelişmemiştir. Bu türde karmaşık beceri, 7 yaşa kadar tam manasıyla gelişmez.

Hikayenin bazı bölümlerini hatırlarlar ve ifade ederler. (41-48 ay)

Dikkat süreleri kısadır. (36-38 ay)

Yaratıcı hayali oyunları daha fazla oynamaya başlarlar. (36-48 ay)
Hayali oyun oynamak çocukların insanlar, hayvanlar ve durumlar hakkında bildiklerini temsil etmede kullandıkları bir başka yöntemdir. Okul öncesi çocuklar hayal ürünü yaşantılardan hoşlanırlar. Kendilerini farklı rollerde hayal ederler- dansçı, doktor,super kahramanlar… Farklı kimliklere bürünürler. Hayali arkadaşlarla konuşurlar. Farklı duygu ve davranışları keşfederler. Hayal ile gerçek arasında gidip gelirler. Bazen de farkı ayırt etmekte zorlanırlar. Bu oyunlar çocukların yaşadıkları dünyayı anlamalarına yardımcı olur. Hayali oyunda bir başkasıymış gibi davranırlar; bir nesneyi başka bir nesne yerine kullanırlar veya bir nesneyi hareketler, sesler ve sözcükler kullanarak tanımlarlar.

Bazı renkleri doğru şekilde isimlendirebilirler. (40-48 ay)

Çocuklar renkleri daha küçük yaşlarda da ayırt edebilirler ve renklerin isimlerini öğrenirler. 3 veya 4 yaşa kadar her gördükleri rengi doğru isimlendirmeyebilirler.

Bazı rakamları söyleyebilirler. (39-48 ay)

Okul öncesi çocuklar rakam kavramını anlarlar. Bazı rakamları bilirler.

Nesneleri doğru şekilde saymayı öğrenirler. (40-48 ay)

Çocuklar önce konuşmaya başlarlar, sayma ise daha sonra gelişir. Başlangıçta sayma çok doğru olmayabilir. Söylenen sayı ile gerçekte nesne sayıları örtüşmeyebilir. 3 ve 4 yaşta sözlü sayma daha doğru şekilde gelişir.

Keskin bir zaman kavramına sahip olmaya başlarlar. (40-48 ay)
3 yaşında çocuklar zaman kavramını geliştirirler. Kendi günlük belirli zaman dilimlerinde yapılanları (rutinlerini) bilirler. Başkalarınınkini öğrenmeye çalışırlar. Özel günlerin, doğum günü, tatil gibi zamanların belirli aralıklarla gerçekleştiğini bilirler. Kaç yaşında olduklarını söyleseler bile, yılın uzunluğuna dair bilgileri yoktur.

Başkalarının aynı nesneyle ilgili farklı bakış açıları olabileceğini fark etmeye başlarlar. (48-58 ay)
4 yaşta bu kavram gelişir. Bir deneyde, kaplumbağa resmi yetişkin ile çocuk arasına konur. Yetişkine göre kaplumbağa ters durmaktadır. Çocuğa göre ise ayakları üzerinde durmaktadır. 4 yaşta çocuklar kendi görüşlerinin yetişkinden farklı olduğunu anlarlar.

Her gün evde kullanılan eşyalarla ilgili bilgileri artar. (48-58 ay)

Nesneleri geometrik  özelliklerine (kare, daire, üçgen gibi) göre ayırabilirler. (48-60 ay)

En büyükten en küçüğe doğru nesneleri sıralayabilirler. (48-60 ay)

En az 4 ana rengi (mavi, sarı, kırmızı, yeşil) doğru söyleyebilirler. (48-60 ay)

10 veya daha fazla sayıdaki nesneyi sayabilir. (51-59 ay)

Zaman kavramını anlamada artış gösterirler. (49-59 ay)
Okul öncesi devrede çocuklar günlerin sabah, öğlen ve akşam olarak zamanlara bölündüğünü, yılda 4 mevsim bulunduğunu bilirler. Yuvaya gittiklerinde haftanın bazı günlerini bilebilirler. Zamanın, saat ve dakikalara bölündüğünü anlarlar.

Günlük zaman aralıklarının (rutinlerin) sırasını anlarlar. (48-60 ay)

Örneğin, öğle yemeğinden önce kahvaltı edilir gibi.

Bilerek yalan söyleyebilirler. (48-59 ay)
Çocukların başkalarını kandırma becerisini ne zaman geliştirdikleri konusunda fikirler çelişkilidir. Bazı araştırmacılar çocukların  3 yaşta bu beceriye sahip olduklarını söylerler ancak çoğu bilerek yalan söylemenin 4 ve 5 yaştan önce gelişmediğini ifade ederler.

Dikkat süreleri daha uzundur.(61-72 ay)
Daha iyi konsantre olurlar.

Dramatik oyunlar daha karmaşık ve zengindir. (61-72 ay)

Nesneleri büyüklüklerine, uzunluklarına, renklerine göre ayırabilirler. (61-72 ay)

Büyüklük kavramını anlarlar (en büyük,en küçük gibi). (60-66 ay)

Nesneleri farklı şekillerde sıralayabilirler.(61-72 ay)

Öğretilirse büyük ve küçük harfleri gösterebilirler. (60-72 ay)

4 rengin dışındaki belirli renkleri bilirler (turuncu, gri gibi). (61-72 ay)

20’ye kadar sıralı sayabilirler. (60-72 ay)

“Aynı, daha fazla, “daha az”  kavramlarını anlarlar. (61-72 ay)

“Dünden bir gün önce, yarından bir gün sonra” kavramlarını kullanabilirler. (60-72 ay)

Saat ve zaman kavramını anlamaya başlarlar. (60-66 ay)

“İçinde-dışında; altında-üstünde; önünde-arkasında” kavramlarını anlarlar. (61-72 ay)

Karmaşık neden- sonuç ilişkileri kurabilirler. (66-72 ay)

Bazı durumlar karşısında ne yapması gererktiğini değerlendirebilir.(66-72 ay)
Yağmurda dışarı çıkmak isterse ne yapması gerektiğini bilir veya yanan evi gördüğünde ne yapması gerektiğini bilir.

Bazı harfleri yazabilirler. (66-72 ay)

Çoğu büyük harfleri okuyabilir, ancak küçük harflerin hepsini okuyamazlar. (66-72 ay)

Bazı rakamları yazabilir ve okuyabilirler. ( 66-72 ay)

20 den yukarı sayabilirler. (66-72 ay)

Nesnelerle toplama yapabilirler. (66-72 ay)

www.7cokgec.org

0-72 Ay Sosyo-duygusal Gelişim

Be Sociable, Share!
0-72 Ay Zihinsel Gelişim

Yazı dolaşımı


0-72 Ay Zihinsel Gelişim” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir