Eğitim Politikaları ve Uygulamalar (Dünya)
EÇE, ülkelerin olduğu gibi uluslararası kurumların da öncelikli gündemindedir ve geniş bir uygulama alanı bulmaktadır. Bu niteliği ile EÇE ülke politikalarının da ötesinde uluslararası alanda ve uluslararası üst kurumlarda öneme ve önceliğe sahip bulunmaktadır.
“Okul öncesi Eğitim” ile “Erken Çocukluk Eğitimi” (EÇE) kavramları birlikte ortaya çıkmaktadır. Bu konuda ortak bir uluslararası yaklaşım bulunmamaktadır. Ancak giderek artan eğilim, eğitimin yeni doğan çocuktan başlayarak ilköğretimin ilk yıllarını kapsamasıdır. Dolayısı ile okul öncesi eğitim kapsamının dışına çıkılmakta ve EÇE yaklaşımı benimsenmektedir.
Uluslararası Durum
| Ülkelerin Erken Çocukluk Eğitimine Katılma Düzeyleri | |||||
| Ülke |
%
|
Yaş
|
Ülke |
%
|
Yaş
|
| Almanya |
98
|
3-5
|
Japonya |
85
|
3-5
|
| Belçika |
121
|
3-5
|
Letonya |
84,2
|
3-6
|
| Bulgaristan |
70
|
3-6
|
Litvanya |
67,6
|
3-6
|
| Çek Cumhuriyeti |
109,4
|
3-5
|
Lüksemburg |
86
|
3-5
|
| Danimarka |
93
|
3-6
|
Meksika |
93
|
4-5
|
| Endonezya |
34
|
5-6
|
Mısır |
16,2
|
4-5
|
| Estonya |
110,9
|
3-6
|
Türkiye |
16
|
3-6
|
| Fransa |
118
|
3-5
|
Ürdün |
30,7
|
4-5
|
| Gürcistan |
51
|
3-5
|
Yunanistan |
67
|
4-5
|
| İtalya |
104
|
3-5
|
Kaynak: UNESCO, Education For All Global Monitoring Report 2007 | ||
Zorunlu eğitim öncesinde, erken çocukluk eğitimine ulaşan çocuk oranlarına bakıldığında ekonomik açıdan çok benzetildiğimiz Meksika’da yüzde 93; Ürdün’de yüzde 30,7; Doğu Avrupa ülkelerinde en az yüzde 67,6; üye olmak istediğimiz AB ülkelerinin her birinde bu oranlar yüzde 100′e yakındır. Türkiye, tüm orta ile düşük gelirli ülkeler arasında en düşük okul öncesi eğitim oranlarından birine sahiptir.
Uluslararası Kurumların Erken Çocukluk Eğitimi Politikaları
Uluslararası alanda iki önemli üst kurum olan BM ile Dünya Bankası, EÇE ve daha da ötesinde erken çocukluk gelişimi (early child development) yaklaşımı içinde politikalar üretmekte ve ülkelerde uygulanmasını hem yönlendirmekte hem de finanse etmektedir.
Her iki kurum da daha çok geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde erken çocukluk gelişimini desteklemektedir. Günümüz dünyasında ülkeler arasındaki gelişmişlik farkları giderek açılmaktadır. Gelişmiş ülkelerin eğitim, teknoloji ve beşeri sermaye alt yapısı zaten kuvvetlidir ve bu ülkeler EÇE’ye daha çok kaynak ayırarak gelişmişlik farklarının daha da açılmasına yol açmaktadır.
Birleşmiş Milletler ve Erken Çocukluk Eğitimi Politikaları
BM çeşitli alt kurumları ve programları ile eğitim ve çocuk gelişimi için politikalar üretmekte ve bunları ülkelerde çeşitli proje ve programlar çerçevesinde uygulamaktadır.
BM’nin bu alanda en önemli alt kurumları UNICEF (United Nations Children’s Fund), UNESCO (United Nations Educationals Scientific and Cultural Organization) ve UNDP (United Nations Development Programme)’dir. Özellikle çocuklar ve eğitim başlıkları UNICEF ve UNESCO nezdinde sürdürülmektedir.
Dünya Bankası ve Erken Çocukluk Eğitimi Politikaları
Dünya Bankası uzun süredir erken çocukluk gelişimi programı ile EÇE veya daha kapsamlı olarak gelişimi için politikalar üretmekte, bunları özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde uygulamakta, bu ülkelere teknik ve mali destek olanakları sunmaktadır.
Dünya Bankası, erken çocukluk gelişiminde kurumsal ve aile temelli modelleri benimsemektedir. Ancak özellikle kurumsal model kamunun üstlenmesi gerektiği ve yüksek finansmanın ihtiyacının olduğu bir modeldir. Bu nedenle Dünya Bankası erken çocukluk gelişiminde alternatif modellerin geliştirilmesini planlamaktadır. Kurumsal modele göre bu alternatif modeller resmi olmayan, daha esnek, daha ucuz ve daha az maliyetli modeller olmalıdır.
Dünya Bankası’nın bir başka önceliği de, erken çocukluk gelişimi programlarının özellikle risk altında olan, daha yoksul ve gelişme ihtiyacı yüksek olan çocukları kapsamasıdır. Bu konuda eğitim, beceri ve eğitim seviyesi düşük aileler, aile merkezli programlar için tercih edilmektedir.
Dünya Bankası son olarak erken çocukluk gelişimi için özellikle az gelişmiş ülkelere öncelik vermektedir. Böylece global alanda gelişmişlik farklarının daha da açılmasının engellenmesi hedeflenmektedir.
Avrupa Birliği’nde ve Çeşitli Ülkelerde Erken Çocukluk Eğitimi
AB içinde EÇEye ortak standartlar getiren düzenlemeler bulunmamaktadır. Üye ülkeler eğitim politikaları konusunda oldukça hassastır ve AB içinde ortak düzenleme oluşturulması konusuna da çok sıcak bakmamaktadırlar.
Bununla birlikte EÇEye ilişkin olarak genel amaçlar birbirine benzemektedir. Ülkelerin birbirine benzeyen ortak amaçları şunlardır. Gelişme, bağımsız olabilme, sorumlu olma, sağlıklı olma, kendine güven, yurttaşlık, okula ve gelecekteki eğitim yaşamına hazırlık.
EÇEye ilişkin karşılaştırmalı örnekler iki grup halinde sunulmaktadır:
Gelişmiş Ülke Örnekleri
Almanya
|
|||||||||||||||||||
İngiltere
|
|||||||||||||||||||
Fransa
| Fransa | |
| Zorunlu okula başlama yaşı: | 6 yaş |
| Öğretmen yetiştirme okul düzeyi: | Üniversite |
| Öğretmen yetiştiren okulların öğretim süresi: |
3 + 2 (5) yıl |
| Öğretmenlerin hizmet verdiği yaş aralığı: | 2.5 – 11 |
| İlkokullarda hizmet vermeye yeterlilik: | Evet |
| Okul öncesi eğitim kurumlarının amacı: | Yetersiz koşullarda bulunan ve annesi çalışan çocukların ilkokula hazırlanmalarına yardımcı olmak ve özel eğitim gerektiren çocukların erken teşhis ve tedavisi |
| Kurumlar: | Yuva ve ana okulları (2 – 5 yaş) |
| Eğitim İçeriği | Fiziksel eğitim Bilimsel ve teknolojik faaliyetler Yazılı sözlü anlatım ve iletişlim Sanatsal ve estetik faaliyetler |
Danimarka
| Danimarka | |
| Zorunlu okula başlama yaşı: | 7 yaş |
| Öğretmen yetiştirme okul düzeyi: | Meslek yüksek eğitim enstitüsü |
| Öğretmen yetiştiren okulların öğretim süresi: |
3.5 yıl |
| Öğretmenlerin hizmet verdiği yaş aralığı: | 0-6 |
| İlkokullarda hizmet vermeye yeterlilik: | Hayır |
| Okul öncesi eğitim kurumlarının amacı: | İlkokula hazırlık olmayıp çocuklara güvenli ve yaratıcı bir ortam hazırlamak |
| Kurumlar: | Tüm gün ana okulları Tüm gün yuvalar Merkezler Okul sonrası programlar Gündüz bakım evleri |
| Eğitim İçeriği | Matematik Sosyal faaliyetler Ana dil öğretimi |
Ekonomik ve Sosyal Açıdan Türkiye’ye Benzeyen Ülkeler
Yunanistan
|
|||||||||||||||||||
Portekiz
| Portekiz | |
| Zorunlu okula başlama yaşı: | 6 yaş |
| Öğretmen yetiştirme okul düzeyi: | Üniversite |
| Öğretmen yetiştiren okulların öğretim süresi: |
4 yıl |
| Öğretmenlerin hizmet verdiği yaş aralığı: | 0-6 |
| İlkokullarda hizmet vermeye yeterlilik: | Hayır |
| Okul öncesi eğitim kurumlarının amacı: | 3-6 yaş arası çocukları ilkokula hazırlamak |
| Kurumlar: | Kreşler 3 ay 3 yaş Aile grup toplantıları 3 ay 3 yaş Ana okulları 3-6 yaş |
| Eğitim İçeriği | Hareket Ana dil Drama ve müzik Plastik sanatlar Matematik |
İspanya
| spanya | |
| Zorunlu okula başlama yaşı: | 6 yaş |
| Öğretmen yetiştirme okul düzeyi: | Üniversite |
| Öğretmen yetiştiren okulların öğretim süresi: |
3 yıl |
| Öğretmenlerin hizmet verdiği yaş aralığı: | 0-6 |
| İlkokullarda hizmet vermeye yeterlilik: | Hayır |
| Okul öncesi eğitim kurumlarının amacı: | Çocuğun kişiliğinin uyumlu bir şekilde gelişmesi |
| Kurumlar: | İsteğe bağlı olan eğitim iki aşamada gerçekleşmektedir: Çocuk bahçeleri 3 yaş Ana okulu 4-5 yaş |
| Eğitim İçeriği | Kişisel benlik ve özerklik Fiziksel ve sosyal çevre İletişim ve simgeleme |
İtalya
| İtalya | |
| Zorunlu okula başlama yaşı: | 6 yaş |
| Öğretmen yetiştirme okul düzeyi: | 8 yıllık zorunlu eğitimden sonra 3 yıllık okullar |
| Öğretmen yetiştiren okulların öğretim süresi: |
3 + 2 (5) yıl |
| Öğretmenlerin hizmet verdiği yaş aralığı: | 0-6 |
| İlkokullarda hizmet vermeye yeterlilik: | Hayır |
| Okul öncesi eğitim kurumlarının amacı: | 3-6 yaş çocukların tüm eğitiminden sorumludur |
| Kurumlar: | Kiliseye bağlı ana okulları Özel ana okulları Yerel yönetimlerin ana okulları Devlet resmi ana okulları |
| Eğitim İçeriği | Fiziksel gelişim Konuşma ve dil Kavramlar (süre, düzen, ölçüm, zaman) Doğa bilinci Mesajlar, iletiler şekiller Kitle iletişim araçları Kendi ve diğerleri |
Brezilya
1988 yılında kabul edilen anayasa ile erken çocukluk eğitimi her çocuğun hakkı olarak kabul edilmiş ve hizmetlerin kamu tarafından sunulması anayasal zorunluluk haline getirilmiştir.
Anayasa kararına bağlı olarak ;
a- Çocukların doğumdan üç yaşına kadar kreşe devam etmeleri eğitim politikaları ile sosyal yardım politikalarının bir parçası haline gelmiştir.
b- Sağlık ve sosyal yardımla ilgili olan kanunların tamamı beş yaşına kadar olan çocukların tümünü öncelik olarak görmektedir.
c- EÇE, temel eğitimin birinci basamağını oluşturmaktadır. EÇE doğumdan 3 yaşına kadar kreşlerde ve 3-6 yaş arasında ilkokul öncesi ana okullarında verilmektedir.
Güney Kore
1976 yılında kurulan ilk kamu anaokulu ile birlikte başlayan kamusal EÇE, 1980 sonrasında kamu ve özel çok sayıda kurumun katılımı ile hızla genişlemiştir. EÇE daha çok çocuk bakımına odaklanmıştır. Hizmet veren iki ana kurum vardır: 3-6 yaş arası için anaokulları ve 0-6 yaş arası grubu için çocuk bakım evleri.
1997 yılında G. Kore’de EÇE sistemi için bir reform hazırlanmıştır. Bununla ilgili bir yasa çıkarılmıştır (Early Child Education Act and Legistlation).
Reformun temel amacı, EÇE veren tüm kurumları ortak bir standart altında ve tek bir kurum olarak erken çocukluk okulları (Early Child School) şeklinde düzenlenmektedir.
Bu okulların 3-6 yaş çocuklar için tam gün entegre bakım ve eğitim hizmeti vermesi öngörülmüştür. Temel bir yaklaşım değişikliğine gidilmiştir. Bakım ve eğitim ayrı ana okullarında karşılanırken tek bir çatıda birleşmekte ve “educare” “eğitim-bakım” birlikteliği sağlanmaktadır. Bu okulların milli eğitim sistemi ile de entegrasyonu öngörülmüştür. Böylece aynı zamanda çocukların okula ve eğitime hazırlığı da sağlanmış olacaktır.
Yeni sisteme geçiş ile birlikte okullaşma oranı da artmıştır. G. Kore’de 3-6 yaş arası EÇE’de okullaşma oranı 2003 yılında yüzde 91 olmuştur.
EÇE’de ikinci önemli model aile (ev temelli) modeldir. Bu modele ilişkin önemli program örnekleri tabloda karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.
|
Dünyada Önemli Aile Eğitim Modelleri
|
|||
|
“Head Start”
(İleri Başlangıç)
|
“Early Childhood Stimulation Through Parent Education Project”
(Aile Eğitimi Projesi İle Erken Çocukluk Desteği)
|
“Hippy Home Instruction Program
For Youngsters” (Gençler İçin “Hippy” Evde Ders/Destek Programı)
|
|
| Başlama Yılı | 1965 | 1966-1967 | 1968-1969 |
| Gelişim Alanı | Fiziksel, sosyal, zihinsel gelişim | Tüm gelişim alanları | Tüm gelişim alanları |
| Hedef Kitle | Düşük gelirli aileler ve okul öncesi Çocuklar Engelli Çocuklar | 3-12 Ay Bebekler ve Düşük Gelirli Aileler | 4-5 Yaşında Çocukları Olan Düşük Gelirli Aileler |
| Amacı | Dezavantajlı Çocuklarda Sosyal Yeterliliği Geliştirmek | Çocukları Erken Yaşta Uyararak Okula Hazırlamak | Okul Öncesi Çocukların Okul Başarısı için Gerekli Bilgi ve Becerileri Kazanması, Annelerin Kişiliklerinin Güçlendirilmesi |
| Uygulama Şekli | Eğitim, Sağlık, Sosyal Hizmetler, Beslenme, Meslek Gelişimi, Anne Baba Katılımı Hizmetleri ile Ev Ziyaretleri ve Kurumsal Eğilim | Haftada Bir Ev Ziyareti, Çocuklara Haftada 2-4 Saat Grup Eğitimi | Ev Ziyareti, İki Haftada Bir Grup Toplantıları |
| Süre | 0-3 Yaş Arası Çocuklarla Başlayıp, Aileler Kendi Kendine Yeterli Oluncaya Kadar Devam Etmektedir | 2 Yıl | 2 Yıl |
| Eğitim Tekniği | Model Olma, Gözlem | Rol Alma, Model Olma | Rol Oynama |
| Personel | Ebeveynler, Gönüllüler, Profesyonel Eğitimciler | Eğitimciler | Eğitimciler ve Yarı Profesyoneller |
| Sonuç | Ebeveynler Kendi Yaşantısında ve Çocuğun Yaşantısında Eğitimin Değerli Olduğunu Kabul Etmişler ve Çocuğa Karşı Tutumları Değişmiş, Ailelerin Yaşam Kalitesi Yükselmiştir | Çocuklar Programın Bitiminden 3 Yıl Sonra Kazandıkları Becerileri Korumuşlardır |
Çocukların Akademik Başarılarında Artış, Annelerin Benlik Saygılarında Yükselme Olmuştur |
|
Dünyada Önemli Aile Eğitim Modelleri
|
|||
|
“Mothers Training Program”
(Anne Eğitim Programı) |
“The Mother-Child Home Program”
(Ev Temelli Anne Çocuk Programı)
|
“Parent As Teachers Program”
(Öğretmen Ebeveyn Programı)
|
|
| Başlama Yılı | 1967 | 1967 | 1961 |
| Gelişim Alanı | Çocuğun Genel ve Sözel Yeteneğini Geliştirmek | Sözel İletişim | Tüm Gelişim Alanları |
| Hedef Kitle | 1-4 Yaş Arası Çocuklar ve Düşük Gelirli Aileler | 2-3 Yaş Arası Çocuklar ve Düşük Gelirli Aileler | 3-6 Yaş Arası Çocukların Ebeveynleri |
| Amacı | Temel Okul Öncesi Becerileri Kazanmak için Ev Ortamını Zenginleştirmek | Düşük Gelirli Ailelerin Çocuklarının Gelecekte Okul Problemlerinin Ortaya Çıkmasını Engellemek | Çocukların Gelişim ve Öğrenmelerini Kolaylaştırmak için Aileyi Desteklemek Çocukların Gerekli Becerilerle Donanmış Olarak Okula Başlamalarını Sağlamak |
| Uygulama Şekli | Haftada Bir Kez Grup Toplantıları, Ayda İki Kez Ev Ziyaretleri | Haftada İki Kez Ev Ziyaretleri, Yarım Saatlik | Sekiz Haftada Bir Ev Ziyareti ve Ebeveyn Toplantıları |
| Süre | 2 Yıl | 2 Yıl | 2 Yıl |
| Eğitim Tekniği | Grup Tartışması Demostrasyon | Demostrasyon, Model Olma, Rol Oynama, Olumlu Pekiştirme | Model Olma Demostrasyon |
| Personel | Profesyonel Eğitimciler | Özel Olarak Yetiştirilen Eğitimciler | Eğitimciler |
| Sonuç | Çocukların Bilişsel ve Dil Gelişimine Önemli Katkılar Sağlamıştır | Sözel Etkileşimde Gelişme, Çocukların Genel Zekalarında Artış Olmuştur | Çocukların Gelişim Puanları Ulusal Normların Üzerine Çıkmıştır. Ebeveynlerin Çocuk Gelişim Bilgileri Önemli Ölçüde Artmıştır |
|
Dünyada Önemli Aile Eğitim Modelleri
|
|||
|
“The Preschool ”
Program” (Ana Okulu Programı)
|
“Perry Preschool Project “
(Perry Okul Öncesi Projesi)
|
“Home Activities for Todlers and Their Families”
(Bebeklik Sonrası Çağdaki Çocuklar ve Aileleri için Ev Etkinlikleri)
|
|
| Başlama Yılı | 1966 | 1962-1967 | 1973 |
| Gelişim Alanı | Bilişsel, Dil, Fiziksel, Gelişim, Sosyal Uyum | Motor Beceriler, Dil ve Bilişsel Gelişim | Tüm Gelişim Alanları |
| Hedef Kitle | 3-4 Yaş Arası Çocukları ve Düşük Gelirli Aileler | 3-4 Yaş Arası Çocukları ve Düşük Gelirli Aileler | 1-4 Yaş Arasındaki Çocuklar |
| Amacı | Gelişimsel İlerlemeler Yolu ile Okuldaki Başarıyı Arttırmak | Tutarlı Bir Eğitimle Çocukların Kendi Kendilerine Yaptığı Etkinliklerden Ders Almalarını Sağlamak | Anne bababaların çocuk yetiştirme konusundaki becerilerini geliştirmek |
| Uygulama Şekli | Kurumsal Eğitim Yarım Gün | Kurumsal Eğitim Beş Yarım Gün, Ev Ziyaretleri | İlk Yıl Haftada Bir Saat, İkinci Yıl Onbeş Günde Bir Saat Ev Ziyareti, İkinci Yılda Üç Haftada Bir Grup Toplantısı |
| Süre | Akademik Yıl Boyunca | 2 Yıl | 2 Yıl |
| Eğitim Tekniği | Deneyler, Dramatik Oyunlar, Geziler, Oyunlar | Etkin Öğrenme, Bireysel Eğitim | Pekiştirme, Model Olma |
| Personel | Ebeveynler ve Eğitimciler | Profesyonel Eğitimciler | Üniversite Mezunu Profesyoneller, Yarı Profesyoneller |
| Sonuç | Ebeveynlerin Çocuk Yetiştirme Becerilerinde Gelişmeler Olmuş ve Çocukların Okuma ve Matematik Puanları Yükselmiştir. | Dil Gelişiminde Önemli İlerlemeler Olmuştur, Programa Katılan Çocukların IQ Puanları Kontrol Grubuna Göre Daha Yüksek Olarak Bulunmuştur. | Anneler Kendilerini Çocuk Eğitiminde Aktif Kişiler Olarak Algılamışlardır. Ev Ortamı geliştirmede aktif rol almışlardır. |
Erken Çocukluk Eğitimi için Uluslararası Uygulamalarda Ortak Kabuller ve Eğilimler
EÇE’ye ilişkin yapılan inceleme ve gözlemler göstermektedir ki, ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bunda en önemli etken, EÇE’nin genel eğitimin bir parçası olarak algılanması ve her ülkenin eğitim politikası ve önceliklerinin kendi olanakları, ihtiyaçları ve geleneklerinden kaynaklanıyor olmasıdır.
Bununla birlikte EÇE için uluslararası alanda oluşan ortak kabuller ve eğilimler bulunmaktadır. Bu ortak kabuller ve eğilimler aşağıda sıralanmaktadır:
1. EÇE özellikle 1990’lı yılların başından itibaren hızla kabul görmeye ve uygulaması genişlemeye başlamıştır. EÇE halen büyük çoğunlukla ilkokulun hemen öncesi çocuğa, 5-6 yaş grubuna yoğunlaşmaktadır. 4 yaş ve altına yönelik öncelik ve sunulan olanaklar ise halen sınırlıdır.
2. Ülkelerde okullaşma oranları çok büyük farklılıklar göstermektedir. 5-6 yaş grubunun okullaşma oranı yüzde sıfırdan 100’e kadar değişebilmektedir. Bu geniş yelpaze, henüz EÇE’nin dünya üzerinde etkin şekilde kabul edilip, uygulanmadığını göstermektedir. Bu konuda özellikle yüksek kaynak ihtiyacının varlığı EÇE’nin gelişimini sınırlandıran en önemli unsurdur.
3. Genel olarak EÇE ülkelerde kamu tarafından karşılanmaktadır ve çoğunlukla eğitim bakanlıkları ile ilgili bakanlıkların bütçelerinden finanse edilmektedir. Dünya Bankası’nın son verilerine göre ülkeler eğitim bütçelerinden EÇE’ye ortalama sadece yüzde 2 oranında kaynak ayırabilmektedir.
4. Kaynak ihtiyacına bağımlılığın yüksek olmasının doğal bir sonucu olarak gelişmiş ülkelerde EÇE okullaşma oranı daha yüksektir. Gelir seviyesi düştükçe EÇE okullaşma oranı da azalmaktadır. Ülkelerin gelir seviyeleri ile EÇE okullaşma oranları arsında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır.
5. Ülkelerde EÇE hizmetlerinin sunulmasında kamu ve özel sektörün rolleri oldukça farklılık göstermektedir. Bazı ülkelerde sistem tamamen kamu sektörü ağırlıklı, bazı ülkelerde ise büyük ölçüde özel sektör ağırlıklıdır. Bu farklılığa rağmen bu konuda önemli bir kabul bulunmaktadır.
6. EÇE hizmetlerinde genel eğilim, kamunun rolünün ve işlevinin değişmesi ile yerel yönetimler ve özel sektörün katılımın EÇE hizmetlerinde giderek daha yüksek pay almasıdır. Kamu ve merkezi otorite EÇE hizmetlerini doğrudan sunan kurum olmayı sürdürecektir. Ancak kamu artan oranda yerel yönetimler, yerel girişimciler, özel sektör ve sivil girişimcilere destek de vermektedir. Kamu-özel ortaklığındaki artış EÇE hizmetlerindeki en kuvvetli eğilimdir.
7. EÇE hizmetlerinin genişletilmesi tüm ülkeler için önemli bir hedef haline gelmektedir. Buradaki genel eğilim, genişlemenin aşağıdan yukarı yönlü değil, mevcut eğitim kurumlarının kapasitesinin yukarıdan aşağıya doğru genişletilmesidir. EÇE kapsamına alınacak çocukların yaş aralığının yukarıdan aşağıya yavaş yavaş genişletilmesi, bu çocuklar için öncelikle kapasite yaratılması ve kapasite sağlandıktan sonra bir alt yaş grubuna geçilmesi benimsenmektedir.
8. Tüm ülkelerde hükümetler EÇE’nin yaygınlaştırılması için kamu kaynaklarını ve özel sektör fonlarını genişletmeyi, yerel yönetimler ve STK’ları teşvik etmeyi, kullanıcıların talebini artırmayı ve kısmen harcamalara katılmalarını ve yeni hizmet sunucuları yaratılmasını benimsemektedir. Ancak sonuçlar yine ülkelerin ekonomik kaynakları ile sınırlanmaktadır.
9. EÇE hizmetlerinin verilmesinde en yaygın model olan kurumsal modelde, kurumsal eğitimin diğer tüm aşamalarında olunduğu gibi planlı ve programlı bir eğitim sürdürülmektedir. Bu ilköğretimden farklı olarak bireysel ihtiyaçların öne çıktığı, bilgi öğrenmekten çok uygun davranışların kazanılmasına odaklanıldığı bir eğitim olmaktadır. Buna bağlı olarak genelde merkezi otorite tarafından hazırlanan programlar çoğunlukla bir çerçeve oluşturmaktadır.
10. EÇE hizmetlerinde genel amaçlar birbirine benzemektedir. Bunlar; gelişme, bağımsız olabilme, sorumlu olma, sağlıklı olma, kendine güven, yurttaşlık, okula ve gelecekteki eğitim yaşamına hazırlıktır.
11. EÇE başarısında özellikle kuramsal model içinde ailenin yeri ve aile ile işbirliği en önemli noktayı oluşturmaktadır. Bazen de çok amaçlı modellerde hem çocuk hem de aile birlikte eğitilmektedir. Bir yandan çocuklar eğitilirken, bir yandan da anne-babalara çocukların gelişiminin nasıl destekleneceği öğretilmektedir.
12. EÇE, kurumsal modelde çok az sayıda ülke hariç zorunlu eğitim kapsamı dışında olmakla birlikte, eğitim sisteminin önemli bir parçasıdır. Zorunlu eğitim dışında, ancak resmi eğitim sisteminin içindedir. Çoğunlukla ücretsiz veya düşük bir katılım ücreti karşılığında hizmetler sunulmaktadır.
13. EÇE hizmeti veren kurumlar çeşitlilik göstermektedir. Her ülkenin kendi geleneklerine ve önceliklerine göre kurumlar oluşmaktadır. Ana okulları, ana sınıfları, hazırlık sınıfları, gündüz bakım evleri, bileşik okul öncesi merkezleri, çocuk bakım evleri , kreşler, çocuk oyun grupları hizmet veren en yaygın kurumlardır.
14. EÇE hizmetlerinin sunulmasında program modelleri ve program modellerinin uygulanma içerikleri de aynı değildir. Hemen hiçbir ülkede tek tip kurum ve program uygulaması bulunmaktadır. Modeller, programlar ve müfredat konusunda esneklik (genel çerçeve ve hedefler içinde kalmak şartı ile) önemli bir kabuldür.
15. EÇE hizmetlerinin sunulmasında etkinliğin sağlanması ve yaygınlaştırılması konusunda ortak sorunlar yaşanmaktadır. Bu sorunlar;
o Değişen şartlar karşısında en etkin programların geliştirilmesi,
o Eğitim kalitesinde önemli olan nitelikli eğitimcilerin olması,
o Kamu ve kamu dışı kurumların işbirliğinin sağlanması,
o Alternatif ve ucuz modeller ile EÇE’yi yaygınlaştırmak,
o Ailelerin bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi,
o Sunulan hizmetlerin finansmanı ve ücretlendirilmesi,
o Öncelikli kitle olan risk altındaki çocukların saptanması ve eğitilmesidir.
Kaynak: Bekman,S. & Gürlesel,C.F. (2005). Doğru Başlangıç: Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim,( Yayın No. TÜSİAD-T/ 2005-05/396). İstanbul, Türkiye: TÜSİAD. ( sf: 53-71)
www.7cokgec.org

