Okul Öncesi Eğitim ve Önemi

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE ÖNEMİ

Okul öncesi eğitim; çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen sıfır-altı yaş arasındaki dönemi kapsayan ve çocukların daha sonraki yaşamlarında çok önemli bir yeri olan; bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal, zihinsel ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, bu doğrultuda kişiliğin şekillendiği ‘’Erken Çocukluk Çağı” diye de adlandırılan gelişim ve eğitim süreci olarak tanımlanabilir.

Okul öncesi eğitim ailede ve kurumlarda verilmektedir. Başlangıçta çocuğun gelişiminde aile ve çevresi birinci derecede etkili olmakla birlikte daha sonraki yıllarda aile çevresi çocuğun tüm gelişim ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalabilir. Bu durumda devreye, çocukların yaşıtlarıyla kendi çevrelerini oluşturup gelişimlerini en sağlıklı, en doğal biçimde yaşayabilecekleri bir ortam sağlayan okul öncesi eğitim kurumları girmektedir. Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan programlar çocuğa sunulan ortam planlı, sistemli, çocukların yaş ve gelişim özelliklerini destekleyici nitelikte olduğundan kurumlarda verilen okul öncesi eğitim önem taşır.

Okul öncesi eğitim çocuğun, kendi bedensel yapısını tanıması, özbakım ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve vücudunu etkin bir biçimde kullanabilmesine yardımcı olur.

Toplumsal gelişim açısından bakıldığında çocuğun bireysel yeteneklerine, ilgi, ihtiyaç ve gelişim düzeylerine uygun hazırlanan programlar aracılığıyla sunulan etkinliklerde; grup içine katılmasında, sağlıklı ilişkiler kurmasında, günlük yaşamdaki gerekli kurları öğrenerek temel alışkanlıklar kazanmasında, kendine ve başkalarına olumlu tavır geliştirmesinde okul öncesi eğitim önemli rol oynar. Bu etkinliklerde çocuklar ayrıca, paylaşma, yardımlaşma, dayanılma gibi sosyal becerileri de kazanırlar.

Okul öncesi eğitim; çocuğun cinsel kimliğini kazanarak, benlik kavramını geliştirmesini ve kendini ifade etmesine fırsat verecek ortamlar hazırlayarak özdenetimini geliştirmesini ve kendine güvenli bağımsız bir kişilik kazanmasını destekler.

Ayrıca, çevre uyarıcıları sunarak çocuğun akıl yürütme yeteneğini, yaratıcılığını ve hayal gücünün gelişimini sağlamada Okul öncesi eğitim etkilidir.

Okul öncesi eğitim, çocuğun çevresindeki kişilerle sağlıklı sağlıklı iletişim kurmasına, duygu ve düşüncelerini karşısındakine rahatlıkla ifade edebilmesine fırsat vererek dil becerilerini geliştirir.

Okul öncesi eğitim, elverişsiz çevre koşulları nedeniyle eğitimden yoksun kalan çocukların olumsuzluklarından etkilenmelerini engelleyerek, onlara da diğer çocuklarla eşit eğitim olanakları sağlar.

Sonuç olara; iyi hazırlanmış eğitim programları aracılığıyla verilen okul öncesi eğitim,çocuğun sağlıklı kişilik geliştirmesini sağlayarak çevreye uyumunu kolaylaştırır ve onu gelecekteki yaşamına hazırlar.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN AMAÇLARI

Okul öncesi eğitiminin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak;

1) Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak,

2) Onları ilköğretime hazırlamak,

3) Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme ortamı yaratmak,

4) Çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ

Okul öncesi dönem yaşamın temelidir. Bu dönemde öğrenme hızı çok yüksektir. Bir yaş grubunun genel gelişim özellikleri o yaş grubundaki tüm çocuklar için ortaktır; ancak her çocuğun kendine özgü olduğu da unutulmamalıdır. Okul öncesi eğitim bazı ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler şunlardır;

1) Okul öncesi eğitim çocuğun gereksinimlerine ve bireysel farklılıklarına uygun olmalıdır.

2) Okul öncesi eğitim çocuğun psikomotor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gelişimini desteklemeli, özbakım becerilerini kazandırmalı ve onu ilköğretime hazır duruma getirmelidir.

3) Okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların gereksinimlerini karşılamak amacıyla demokratik eğitim anlayışına uygun eğitim ortamları hazırlanmalıdır.

4) Etkinlikler düzenlenirken çocukların ilgi ve gereksinimlerinin yanı sıra çevrenin ve okulun olanakları da göz önünde bulundurulmalıdır.

5) Eğitim sürecinde çocuğun bildiklerinden başlanmalı ve deneyerek öğrenmesine olanak tanınmalıdır.

6) Çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarına gereken önem verilmelidir.

7) Okul öncesi dönemde verilen eğitim ile çocukların sevgi, saygı, işbirliği, sorumluluk, hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygu ve davranışları geliştirilmelidir.

8) Eğitim, çocuğun kendine saygı ve güven duymasını sağlamalı, ona öz denetim kazandırmalıdır.

9) Oyun bu yaş grubundaki çocuklar için en uygun öğrenme yöntemidir. Tüm etkinlikler oyun temelli düzenlenmelidir.

10) Çocuklarla iletişimde, onların kişiliğini zedeleyici şekilde davranmamalı, baskı ve kısıtlamalara yer verilmemelidir.

11) Çocukların bağımsız davranışlar geliştirmesi desteklenmeli, yardıma gereksinim duyduklarında yetişkin desteği, rehberliği ve güven verici yakınlığı sağlanmalıdır.

12) Çocukların kendilerinin ve başkalarının duygularını fark etmesi desteklenmelidir.

13) Çocukların hayal güçleri, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri, iletişim kurma ve duygularını anlatabilme davranışları geliştirilmelidir.

14) Programlar hazırlanırken aile ve içinde bulunulan çevrenin özellikleri dikkate alınmalıdır.

15) Eğitim sürecine çocuğun ve ailenin etkin katılımı sağlanmalıdır.

16) Okul öncesi eğitimde çocuğun gelişimi ve okul öncesi eğitim programı düzenli olarak değerlendirilmelidir.

17) Okul öncesi eğitimde değerlendirme sonuçları çocukların, öğretmenin ve programın geliştirilmesi amacıyla etkin olarak kullanılmalıdır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN TARİHÇESİ

Dünyada okul öncesi eğitim: Okul öncesi eğitim kavramı, çocuk gelişimi alanındaki ilk çalışmalarla birlikte ortaya çıkmıştır. Çocuk gelişimi konusunda ilk çalışmaları yapanlar tıp doktorları ve sosyal reformcular olmuştur.

Johann Pestalozzi’nin 1774 yılında; kendi çocuğu üzerindeki gözlemlerine dayanarak yaptığı çalışma, çocuk gelişimi ile ilgili ilk bilimsel kayıt olarak kabul edilmektedir.

Okul öncesi eğitimin gerekliliğine inanan Alman eğitimci Friedrich Wilhelm Froebel’dir. Froebel, 1840 yılında Almanya’da ‘’Kindergarten” (Çocuk Bahçesi) adını verdiği ilk anaokulunu açmıştır.

Çocuk eğitimi konusunda büyük katkılarda bulunan İtalyan eğitimci Maria Montessori zihinsel engelli çocuklarla ilgilenmiş ve uyguladığı yöntemlerle normal çocukların gelişiminde de daha iyi sonuçlar alınabileceğini savunmuştur. Roma’da 1907′de ilk ‘’Çocuk Evi”ni açmıştır.

Froebel ve Montessori’den sonra diğer ülkelerde de Okul Öncesi kurumları açılmaya başlamıştır.İlk ‘’yuva” 1911′de Londra’da açılmıştır.

Amerida’da Arnold Gesell ve arkadaşlarının 1920-1930 yılları arasında yaptığı çalışmalar, çocuklardaki fiziksel ve motor gelişim aşamalarına dikkati çekmiştir. Harriat Johnson, okul öncesi eğitiminde, fiziksel gelişim için gerekli araç ve gereçlerin çeşitleri üzerinde yeni öneriler getirmiştir.

Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim:Türkiye’de Cumhuriyet döneminden önce küçük yaştaki çocukların eğitimi ile ilgili çalışmalar 15. yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet zamanına kadar uzanır. Bu dönemde vakıflar aracılığı ile kurulan, eğitim kurumları arasında yer alan ‘’Sıbyan Okulları” bir anlamda okul öncesi eğitim kurumlarının ilk örnekleri sayılabilirler. Osmanlı döneminde yerli halk için olmamakla birlikte azınlıklar ve yabancılar için büyük kentlerde anaokullarının açıldığı görülür.

1913-1917 yılları arasında İmparatorluk sınırları içerisinde resmi anaokulları açılmıştır.

Emrullah Efendi’nin nazırlığında 1913 yılında çıkarılan ‘’Tedrisat-ı İptidaiye Kanunu Muvakkatı” (Geçici İlköğretim Kanunu) ile anaokullarının ülkenin her yerine yaygınlaştırılması emredilmiştir. Bu kanunda Ana Mektepleri ve Sıbyan Sınıfları’nın ilköğretime bağlı olduğu belirtilmiştir.

Cumhuriyet ilan edildiği tarihte, yaklaşık 80 anaokulu bulunuyordu.

1927-1928 öğretim yılında Ankara’da öğretim süresi iki yıl olan Ana Öğretmen Okulu açılmıştır. 1930-1931 yılına kadar faaliyet gösteren bu okul da kapatılmıştır.

1992 yılında 3797 sayılı kanunla Merkez Teşkilatı bünyesinde yeni bir birim olarak ‘’Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü” kurulmuştur.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI

1) Kreş = 0 – 2 yaş

2) Yuva = 2 – 3 yaş

3) Anaokulu = 3 – 4 yaş

4) Anasınıfı = 5 – 6 yaş

KURULUŞ AMAÇLARINA GÖRE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM

KURUMLARININ ÇEŞİTLERİ

1) Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi eğitim kurumları;

a) Bağımsız anaokulları

b) İlköğretim bünyesindeki anasınıfları

c) Kız Meslek Liseleri bünyesindeki uygulama anaokulları ve anasınıfları

2) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı okul öncesi eğitim kurumları:

a) Çocuk yuvaları

b) Çocuk bakımevleri

c) Çocuk kulüpleri

d) Çocuk evleri

3) Üniversitelerin bünyelerindeki okul öncesi eğitim kurumları

4) Çalışma Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumları

5) Vakıf, dernek ve kooperatiflere bağlı okul öncesi eğitim kurumları

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA BİNA ÖZELLİKLERİ

1) Binanın Yeri:

İyi bir okul öncesi eğitim kurumunun yeri şu özellikleri taşımalıdır:

  • Okul binası ulaşımı kolay ve merkezi bir yerde bulunmalıdır.
  • Okul binasının çevresinde çocuklar için tehlikeli olabilecek çukurlar, uçurumlar bulunmamalı, toprağı nemli kaygan olmamalıdır.
  • Okul binasının çevresi açık ve havalandırması kolay olmalı, binanın yakınında çevrenin havasını bozacak ve sağlığa zarar verecek tesisler bulunmamalıdır.
  • Bina gürültüden uzak, sessiz ve sakin bir yerde olmalıdır.
  • Binanın yakınında trafik akışına uygun gerekli önlemler alınmış olmalıdır.
  • Okul binasının kurulacağı yerin büyüklüğüne çocuk sayısı dikkate alınarak karar verilmelidir.

2) Yapı Özellikleri:

Okul öncesi eğitim kurumlarının yapı özellikleri aşağıda sıralanmıştır:

  • Binanın çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili olmalıdır.
  • Çocukların düşmemesi, herhangi bir tehlike duruma neden olmaması ve çocukların inip çıkarken çok fazla zorlanmamaları için bina tek katlı veya en fena iki katlı olmalıdır.
  • Bina içinde su ve kanalizasyon tesisatının sağlık koşullarına uygun olmasına dikkat edilmelidir.
  • Binada ısıtma ve havalandırma tesisatı bulunmalıdır.
  • Bina bölgenin iklim koşullarına uygun olarak yapılmalıdır.duvar, pencere, kapı, tavan, çatı yapıları sağlık ve güvenlik koşullarına uygun özellikler taşımalıdır.
  • Binanın tavan yüksekliği üç-üç buçuk metre olmalıdır. Tavanın çok yüksek olması ekonomik ve akustik yönden uygun olmamaktadır. Isıtılması ise güç olmaktadır.
  • Binanın tavanı açık renk bir boyayla boyanmalıdır.
  • Duvarlar kolay temizlenebilir yağlı boya veya yıkanabilir duvar kağıtları ile kaplanmalıdır.
  • Duvarlar ses ve ısı kaybına karşı yalıtımlı olmalıdır.
  • Duvarlarda kullanım amacına göre yumuşak ve dinlendirici pastel renkler veya yerine göre canlı ve parlak renkler kullanılmalıdır.

3) Binanın Bölümleri Ve Özellikleri:

Okul öncesi eğitim kurumu olarak düzenlenen bina şu bölümlerden oluşmalıdır:

A) GİRİŞ: Ön girişte, çocukların binaya gelişleri ve gidişleri için saçaklı ve korunmalı bir kapı bulunmalıdır. Böyle bir kapı, çocukların yağmurlu ve karlı havalarda geliş ve gidişlerinde korunmalarını sağlar. Girişte, çocukların ailelerini, ailelerin çocukları bekleyeceği bir salon olmalıdır. Binanın girişi hoş görünür bir şekilde düzenlenmeli ve oyun odasına doğrudan giriş olmalıdır.

B) BÜRO: okul öncesi eğitim müdürü için büro bulunmalı. Bu büroda yönetim işleriyle ilgili evrak ve dosyaları koymak için yeteri kadar dolap, sandalye ve masa bulunmalıdır.

C) OYUN ODALARI: Binada, çocuk sayısına uygun bir şekilde düzenlenmiş oyun odaları bulunmalıdır. Oyun odalarının büyüklüğü binadan binaya değişiklik gösterebilir. Ancak oyun odasının büyük olması tercih edilen bir özelliktir. Bu özellikteki oyun odası çocukların rahat hareket etmelerini sağlar. Çevre uyarıcıları bu alanda istenilen şekilde düzenlenir. Çeşitli etkinliklerin yapılmasına imkan sağlar. Oyun odalarından bahçeye kolayca çıkılmalıdır. Oyun odasının yakınında duvara sabitleştirilmiş her çocuk için vestiyer bulunmalıdır.

D) DİNLENME ODASI: Oyun odasını yanında, dinlenme ve uyku için gerekli yatakların bulunduğu bölümdür. Uyku ve dinlenme için ayrı bir bölümün bulunması şart değildir.

E) MUTFAK: Sağlık kurallarına uygun, çocuk sayısının ihtiyacını karşılayacak büyüklükte bir mutfak olmalıdır.

F) TUVALET VE LAVABO: Binada çocukların sayısına be boylarına uygun tuvalet ve lavabolar bulunmalıdır. Tuvalet ve lavabolara oyun odasından kolayca geçilebilmelidir. Okul öncesi eğitim kurumundaki personele ait tuvalet ve lavabolar da bulunmalıdır.

G) DEPO: Okul öncesi eğitim kurumlarında araç-gereçlerin konulduğu genel bir depo ile her oyun odasına ait bir depo bulunmalıdır.

4) Bahçe Düzeni:

Bahçe çocuklar açısından okul öncesi eğitim kurumlarının en önemli bölümlerinden biridir. Açık hava oyunları çocuğun gelişiminde etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle bahçenin iyi düzenlenmiş olmasına ve iyi seçilmiş araç gereçlerle donatılmasına dikkat edilmelidir. İdeal bir bahçenin büyüklüğü kurum binasının kapladığı alanın en az iki katı büyüklüğünde olmalıdır. Bahçenin büyüklüğünde çocuk sayısı da dikkate alınmalıdır.

Bahçece çim alanlar, ekime uygun toprak alanlar, beton yollar ve kum havuzu ve ağaçlar bulunmalıdır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA GÖREVLİ PERSONEL

Okul öncesi eğitimde personel önemli bir yer tutar. Eğitimde başarının sağlanmasında personele büyük görevler düşer.

A)Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Bulunması Gerekli Personelin Özellikleri,

Görev ve Sorumlulukları:

Okul öncesi eğitim kurumlarında görevlendirilecek personelin sayısı ve çeşidi okulun büyüklüğüne, fiziksel koşullarına, araç gereçlerin kullanım kolaylığı ya da zorluğuna göre farklılık gösterir. Genellikle okul öncesi eğitim kurumlarında şu personel görev yapar:

1) Yönetici

2) Öğretmen

3) Yardımcı Öğretmenler

4) Sağlık Personeli

5) Sosyal Hizmet Görevlisi

6) Memur

7) Hizmetli

8) Aşçı

1) YÖNETİCİ: Okul öncesi eğitim kurumunun tüm çalışmalarından ve gelişiminden sorumlu kişidir. Okul etkinliklerinin ana hedefe ulaşması, yöneticinin bilgi, deneyim ve sağduyusu ile beslenen otoritesiyle elde edilebilir. Kurum yöneticisi, bu alanda yüksek öğrenim görmüş olmalı ya da deneyimli öğretmenler arasından seçilmelidir.

İyi bir yöneticinin özellikleri ve görevleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Alanında gerekli akademik kariyere sahip olmalı,
  • Ruh ve beden sağlığı yerinde olmalı,
  • Bilgili ve kültürlü olmalı, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmalı,
  • Öğretmenlerin gereksinimlerini anlayıp değerlendirmeli, onlara karşı saygı duymalı, sevmeli,
  • Konusu ile ilgili yayınları izlemeli, öğretmenlerine örnek olmalı,
  • Diğer yöneticiler ile diyalog halinde olmalı,
  • Demokrat ve hoşgörülü olmalı,
  • Çocukların bireysel özellik ve ihtiyaçlarına ağırlık veren bir ortamın yaratılmasını sağlamalı,
  • Personelin sorunlarına anlayışla yaklaşmalı, çözüm bulmalı, herkesin görevini severek yapabilmesi için mutlu bir ortam hazırlamalı,
  • Okul öncesi eğitim için belirli aralıklarla okulun işleyişi ve öğrencilerle ilgili toplantılar düzenlemeli,
  • Okul-aile işbirliğinin sağlıklı yürüyebilmesi için gerekli ortamı sağlayabilmeli,
  • Okul öncesi eğitimde uygulanacak plan-program denetlenmeli, gerekli düzeltmeler yapmalı,
  • Günlük çalışmaların düzenli ve zamanında yapılması için tüm personelin birbirini destekleyecek biçimde çalışmasını sağlamalı,
  • Her konuda dikkatli ve uyanık olmalı,
  • Davranış biçimi ile çalışanlara ve çocuklara örnek olmalı,
  • Yetkilerinin ve sorumluluklarının bilincinde olmalıdır.

2) ÖĞRETMEN: Okul öncesi öğretmeni gruplardaki çocuklara en yakın , okulun

öğretim ve eğitiminin sorumlu kişidir. Çocuk için öğretmen öğreten, seven, dostluk gösteren, kısacası günün büyük bir bölümünde kendisinin ve arkadaşlarının ihtiyaçlarını yerine getirmek için çalışan bir insandır. Öğretmen öğrenim sürecinin temel öğesidir. Okul eğitimcilerin kalitesi ile orantılı olarak değer taşır. Öğretmen bilgilerinin sürekli yenilemeli ve zenginleştirmelidir. Öğretmen çocukla oynayan, şarkı söyleyen, sevinen, üzülen bir arkadaş olmalıdır. Öğretmen çocuk için model teşkil ettiğinden, görünümüne, davranışlarına ve düşüncelerine dikkat etmelidir. Öğretmen sınıf içinde olumlu modeller sergilemeli, olumsuz modelleri ise görmemezlikten gelmelidir.

Okul öncesi eğitim kurumlarının görevleri arasında yer alan aileye destek çalışmalarında öğretmen etkili olmaktadır. Okul öncesi eğitim öğretmeni, çocuğun aile dışında karşılaştığı ilk yetişkindir.

Okul öncesi eğitim etkinliklerinin amaçlarına ulaşması, herkesten ve her şeyden daha çok öğretmenin kişilik yapısına, öğretim teknikleri konusundaki bilgisine ve bu teknikleri uygulayışındaki esnek tutuma bağlıdır. Öğretmen okul öncesi eğitim konusunda yüksek öğretim görmüş olmalıdır.

Öğretmenin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Mesleğini bilinçli olarak seçmeli,
  • Mesleki bilgiye sahip olmalı,
  • Sabırlı, şefkatli, canlı, hareketli, güler yüzlü, sevecen ve ilgili olmalı,
  • Çocukları, insanları sevmeli, ruh ve beden sağlığı yerinde olmalı,
  • Çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını, yaş ve gelişim özelliklerini bilmeli,
  • Genel kültür bilgisine sahip olmalı,
  • Yeniliğe ve değişikliğe açık olmalı,
  • Diğer okullardaki öğretmenlerle iletişim içinde olmalı,
  • Özel eğitime muhtaç çocukları belirlemeli ve bunların eğitimi için ilgililerle işbirliği yapmalı,
  • Türkçeyi doğru ve güzel konuşup yazmalı,
  • İnsan ilişkilerinde başarılı olmalı,
  • Çocukları, gelecekte yaratıcı, araştırıcı, çalışmayı seven bireyler olması için desteklemeli,
  • Çocukların gelişim düzeylerine uygun program hazırlamalı ve uygulamalı, programın sonuçlarına göre uygun gelişimsel değerlendirmeler yapabilmeli,
  • Düzenli ve tertipli olmalı,
  • Yaratıcı olmalı,
  • Ailelerle işbirliği içinde olmalı,
  • Alanı ile ilgili yayınları takip etmeli, seminer ve kurslara katılmalı,
  • Öğrencileri tanıma tekniklerini iyi bilmeli, gerekli dosyaları tutmalı ve sonuçlandırmalı,
  • Çocukta güven duygusunu geliştirebilmeyi, çocuğun olumlu benlik geliştirmesini desteklemelidir.

3) YARDIMCI ÖĞRETMEN: Yardımcı öğretmenin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Çocukları sevmeli,
  • Öğretmene her fırsatta yardımcı olmalı,
  • Çocuklara kendisini kabul ettirebilmeli,
  • Öğretmen-idareci ve diğer personelle iyi ilişkiler içinde bulunmalı,
  • Yeniliğe açık olmalı,
  • Yaratıcı gücünü ortaya koyarak yeni projeler geliştirebilmeli,
  • Eğitimi sırasında elde ettiği bilgi ve becerilerini uygulamalarına aktarabilmeli,
  • Velilerle iyi iletişim kurabilmeli,
  • Öğretmende bulunması gereken özellikler doğrultusunda görevini yapabilmelidir.

4) SAĞLIK PERSONELİ:

Doktor-Hemşire: Çocuk sağlığı ve ilkyardım konularında bilgili olmalıdır. Daimi çalışmasa da en az haftada bir kez çocukları muayene etmeli ve çocukları takip etmelidir. Doktor ve hemşire yöneticilerle işbirliği içinde çalışmalıdır. Çocukların sağlık kartlarının tutulması ve sağlık kontrollerinin yapılması işlerini iyi yürütmelidir. Bu konuda öğretmenlere ve ailelere yol göstermeli ve yardımcı olmalıdır.

Be Sociable, Share!

Sony Fotoğraf Makinesi Sony Alpha Sony A99 Sony NEX6

Bu Yazıya Puan Verin

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (6 votes, average: 4,50 out of 5)
Loading ... Loading ...

Yazar Hakkında

admin

1 Yorum Yapılmış “Okul Öncesi Eğitim ve Önemi”

  1. özel eğitim kurumlarının bina özellikleri hakkında bilgi istiyorum.. ödevim çok açill:(

Yorum Yapın


bir + 5 =

XHTML Etiketlerini Kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>


Sony Fotoğraf Makinesi Sony Alpha Sony A99 Sony NEX6